15 Ekim 2007 Pazartesi

Kuzu Kartalı

Kuzu Kartalı (Gypaefus barbatus)'nı akbabalarla kartallar arasındaki halka sayanlar vardır. Kemik iliğine düşkünlüğüyle tanınır. İliği, hayvan ölülerinin bacak kemiklerini sok yükseğe çıkarıp aşağıdaki kayaların Üzerine atıp kırmak suretiyle elde eder. Bu akbabanın bazı bölgelerde kaplumbağaları da aynı şekilde yüksekten salıverip kabuklarını parçaladığı söylenir. Hatta Eski Yunan şairi Eşil' in, bu şekilde yüksekten bırakılan bir kaplumbağanın basma çarpması sonucunda öldüğü rivayet edilmiştir.
Bu gösterişli kuş hemen 120 santim boyundadır, açılmış kanatlarının eni de 3 m.'yi bulur. Sakallı akbaba adını, çenesindeki uzun ve sert kıllardan alır. Vücudunun üst kısmı, grimsi kahve fon üzerinde beyaz lekelidir, vücudunun alt kısımları yer yer kızıla çalan bir beyazdır. Kuyruğu uzun ve kama biçimlidir.
Kuzu kartalı, bir zamanlar batıda Alpler'le Pirenelerden başlayarak doğuya doğru bütün Avrasya'nın dağlık bölgelerinde bulunurdu. Çok eskiden Alpler bölgesinde soyu tükenmişse de, Afrika kıtasıyla Asya'da dağınık yerlerde kalmıştır. Yalnız yakın bir geçmişte Alpler'de tekrar ortaya çıkmıştır.
Kuzu kartalı, dağlarda yaban keçilerini de öldürüp yemektedir. İnsanlara da saldırdığına dair anlatılanlar gerçek olsa gerektir. Hatta dağlık bölgelerde çocuk kaçırma suçunun kuzu kartallarıyla kaya kartalları arasında eşit olarak bölünmesi gerekir. 1870 yılında olagelen bir olay buna delildir. 14 yaşında bir çocuk bir gün öğleden sonra saat 4 sularında Alpler'deki bir dağ köyünde bulunan evine dönerken, birdenbire arkadan bir kuzu kartalının saldırısına uğramış ve kuşun kanatlarının kafasına çarpmasıyla yere yıkılmıştı. Bundan sonra yumruklarıyla kuşa karşı koymaya çalışmışsa da, kanatların ikinci bir darbesiyle tekrar yere yıkılmanın önüne geçememişti. Allahtan, çocuğun attığı çığlıklar kuzu kartalı'nı duraklatmış, bu çığlıkları duyan bir kadının koşarak gelişi üzerine de, iki kişiyle başa çıkamayacağını anladığından, canavar oradan uzaklaşmayı tercih etmişti.
Kuzu Kartalı 'na sakallı kartal da denilmektedir.

Hiç yorum yok: