22 Eylül 2007 Cumartesi

Mongolar


Mongolar: (hayvan ansiklopesidinden)

Uzun vücutlu, uzunca ve tüylü kuyruklu ve gelinciğe benzer bir hayvan olan «mongo», yılan avcısı olarak ün salmıştır. Ev kedisinden büyük olmamasına rağmen, 2 metrelik bir düşmana saldırmaktan çekinmez. Sürüngenlere durup dururken saldırmazsa da, aç olması derhal saldırıya geçmesine yeter. Zehirli yılanların pek bol olduğu Güney Asya ile Afrika'da en yaygın etoburlar arasındadır.
Yaşını almış tecrübeli bir mongo, bir kobra yılanım pek çabuk öldürür. Usta bir boksör gibi öldürücü yılanı saldırıya geçmeye kışkırtır, fakat keskin refleksleri sayesinde derhal yana atıldığından, yılanm hamlesi boşa gider. Mongo, dövüşürken vücuduyla kuyruğunun sert kıllarını dikleştirdiği için, olduğundan iri gözükür. Yılanı yanıltmasının sebeplerinden biri de belki budur.
Sürüngen, hamlelerinin sonunda uzunlamasına yere çöktüğü vakit, monga saldırıya geçerek dişlerini düşmanının başının arkasına saplamaya çalışır. Sonunda öldürücü yarayı açar ve yılanı başından başlayarak zehir bezleriyle birlikte yer. Tıka basa doyduğu vakit, uyumak için yere yatar. Uyanınca da ziyafete devam eder.
Mongo'nun bazen yenildiği de olur. Tropikal ülke yerlileri, zehirli yılan tarafından ışınlan mongo'nun, ormana daldığını ve bazı kökleri panzehir olarak yediğini söylerler. Bu gibi hikâyeler gerçeğe dayanmaz.
Mongo, yılan tarafından ısırılmamak için gayet dikkatli davranır. Çünkü tecrübe edilmiştir, Yılan zehiri şırıngası yapılan mongo mutlaka ölür.
Bununla beraber mongo'dan mongo'ya fark vardır, bu hayvanlardan bazıları ise zehirli bir yılanın ısırığına başka hayvanlardan daha kolay dayanabilirler. İri bir kobra yılanı ile bir mongo arasındaki savaşta mongo'nun kobra tarafından defalarla ısırılmakla beraber bundan rahatsız olmadığı dikkati çekmişti Anlaşılan, mongo yılan yiye yiye bu sürüngenin zehirine bir dereceye kadar alışabilmiştir.
Mongo kendisi kadar iri veya daha ufak herhangi bir hayvanı öldürebilir. Sürüngenlerden başka, kuşlar, böcekler, fareler ve benzeri hayvanlarla beslenir. Gündüzleri gecelerden daha hareketli olup, özellikle sabahın erken saatlerinde ve aksam geç vakitlerde avlanır. Fakat öğle sıcağında ve gecenin herhangi bir saatinde de pekâlâ ortalıkta gözükebilir.
Bu hayvanın davranışları ilgi çekicidir. Arada durup kırmızı gözleriyle etrafına bakınır, ya da basın bir yana eğerek bir ayağını kaldırarak etrafı dinler. Bir avın üzerine atılmaya veya kaçmaya daima hazır vaziyettedir. Bir köseye kıstırılınca ağaca da tırmanabilir. Fakat uzun pençeleri dik ağaçlara tırmanmaktan çok, toprağı kazmaya elverişlidir.
Mongo tabiatı bakımından vahşî ise de terbiye edilebilir. Yavru iken yakalanıp beslenirse, kendini elletir ve binaları farelerden, temizlemek suretiyle insanlara hizmet eder. Bazen kendiliğinden evlere girerek aillenin bir üyesi olur. Köpeklerle ve kedilerle iyi geçinirse de, kümes hayvaniarını öldürmemesi gerektiğini bir türlü öğrenemez.
Mongo'lar, misk kedileriyle jenetlere benzerlerse de tırnaklan kedininkiler gibi içeriye sekilemez. Uzunca ve tüylü bir kuyrukları, sivri bir yüzleri ve başın yanlarında yuvarlakça kulakları vardır. Koku salgılayan bezleri yoktur. Kürkleri genel olarak kır bir kahverengi veya siyahtır.

Hiç yorum yok: