5 Eylül 2007 Çarşamba

Güvercinlerde Atsineği

Arkadaşlar sonunda aşağıdaki bilgileri bulabildim Ama bundan nasıl kurtulacağımı hala bulamadım. 2 aydır kümesi her hafta temizliyorum, güvercinleri 3-4 günde bir teker teker, Neguvon 'lu su içine kafalarına kadar sokarak yıkıyorum. Kendileri zaten banyo yapıyorlar.
Ama hayvanların üzerinde hala sinek dolaşıyor. Aşağıdaki yazıda okuyacağınız gibi, bunlar kan emerek güvercinleri hasta eden yaratıklarmış. Güvercinlerin üzerinde yaşamalarına izin vermemek gerekir.
Sanırım dışarıdan, yabani güvercinlerden vs. geliyor. İrtibatlarını kesmeye çalışıyorum ama saldığımda mutlaka birkaç tane de yabani güvercin yanlarına geliyor. Ayrıca bu sinekler uçabiliyorlar, gördüğüm kadarıyla 4-5 metre ilerleyim başka bir yere konabiliyorlar. Yani kümesin içerisine uçarak da girme şansları var, çok büyük değiller, hertürlü delikten geçebilirler çünkü...

Detan vs. gibi sinek öldürücü sprey kullansam acaba daha etkili olur mu ?, daha önce deneyen veya bir bilen var mı ?
----------------------------------

Güvercinlerde Atsineği

Bazı kuşçular tarafından kan emici özelliği nedeni ile “kene” olarak da adlandırılan bu parazit, aslında kene grubuna dahil değildir. Çiftkanatlılar (diptera) takımının bir üyesi olan atsineği, bu takımın Hippoboscidae ailesindendir. Bu ailenin üyeleri Asya ve Afrika kıtaları üzerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Bütün çiftkanatlılarda olduğu gibi, atsineği de iki kanatlı ve üç ayaklıdır. Uçucu bir böcek olan atsineğinin iri petek gözleri başının üzerinde yer alır. Ağız yapısı kan emmeye ve delmeye uygun bir şekilde gelişmiştir. Kan emmek için kuvvetli ve gelişmiş bir hortuma sahiptir. Bu hortum istenildiğinde kafanın içine çekilebilmektedir. Hortum hafice döndürülerek üzerinde yaşanan hayvanın içine doğru sokulur. Kan emme süresi ve sıklığı türlere göre değişir. Uzunluğu 7-10 mm kadar olan bu asalak, yassı bir vücut yapısına sahiptir. Tıknaz gövdeli ve küt kanatlı olan atsineğinin vücudu sert bir kitin tabakası ile kaplıdır bu nedenle karasinek gibi ezilerek kolayca öldürülemez. Kuşların üzerine yaşayanları bu kitin tabakası sayesinde gaga darbelerinden kurtulurlar. Çiftkanatlıların çoğu gibi atsineği de hastalık taşıyıcıdır. Bir canlıdan diğerine geçerek yaşadıklarından bir çok hastalığı da beraberinde bulaştırabilirler. Güvercinlerde, özellikle Haemoproteosis hastalığının bulaştırıcısıdırlar. Bunun yanı sıra Pox, Pramyxovirosis, Salmonella, Trichomonas gibi hastalıkların bulaşmasında atsinekleri bir etken olabilir. Atsineği, üzerinde bulunduğu güvercinin tüylerinin az olduğu koltuk altı ya da sık uçurulan kuşlarda görülen kanat çırpma sonucu oluşan kanat başlarındaki ufak yaralar gibi yerlerden kuşun kanını emerek onu fena halde rahatsız eder. Üzerinde atsineği bulunan kuşlar zaman içinde kan kaybı ve oluşan aşırı stres sonucu halsiz ve güçsüz düşebilirler. Bu durum ortaya çıkmak için fırsat kollayan çeşitli hastalıklar için ideal bir ortam yaratır. Atsineği adından da anlaşılacağı üzere sıcak kanlı hayvanların özellikle de at ve sığır gibi memelilerin bir asalağıdır. Bu tür hayvanların bacak arası, karın ve kuyruk altı gibi daha tüysüz bölgelerine yerleşip kan emerek yaşamını sürdürür. Aslında bu şekilde asalak yaşayan atsineği genellikle dişidir. Çünkü dişiler yumurtalarını geliştirebilmek için kandaki proteinlere gereksinim duyarlar. Atsineği bazen çok nadir olarak insanlarda bile görülebilir. Güvercinlerde ise oldukça yaygındır. Güvercinde ve insanda görülen tür, Hippobosca equina adı verilen aynı türdür.

HIPPOBOSCA EQUINA

Atsinekleri üzerinde yaşadıkları canlıya göre değişik türler altında toplanmışlardır. Güvercinler üzerinde görülen atsineği, Hippobosca equina adı verilen bir türdür. Bu tür güvercinlerle birlikte yaklaşık 15 kadar canlıda da görülmektedir. Bu türün kan emme süresi 15 ile 40 dakika arasındadır. Kan emme sıklığı ise günde 5-6 defadır. İyi bir uçucu değildir. Kanatları kısmen körelmiştir. Genellikle üzerinde yaşadığı canlıyı değiştirmeme eğilimindedir. Bu nedenle kanata fazla gereksinim duymaz. Hayatları tamamen üzerinde yaşadıkları canlıya bağlı olarak gelişir. Güvercinlerde görülen bu tür sadece kan emerek yaşamını sürdürür.

ÜREMESİ

Yavrularını pup olarak doğuran Hippobosca equina türünde yavrular, ana karnı içinde pup olarak gelişirler. Dişi atsineğinin üreme organı genişleyerek bu duruma uygun bir şekil kazanmıştır. Pup olarak gelişimini tamamlayanlar bu şekilde doğurulur. Atsinekleri puplarını kokmuş etler, hayvan gübreleri ve üzerinde yaşadıkları canlının açık yaraları gibi yerlere bırakır. Yumurta bırakmak için nemli yerler tercih edilir. Yumurtalardan yeni sineklerin ortaya çıkışı yaklaşık 1 aylık bir sürecin sonunda olur. Özellikle yabani güvercinlerin toplu halde yaşadıkları çatı araları, havalandırma boşlukları gibi yerler atsineği için iyi bir beslenme ve üreme mekanı oluşturmaktadır. Puptan çıkan ve ergin hale gelmiş yeni yavrular, üzerinde konaklayacakları bir canlı aramak için harekete geçerler. Yavruların eşeysel olgunluğa erişmeleri 1 ay kadar sürer. Bırakılan yumurta sayısı ve yaşam uzunlukları konularındaki gözlemler çok farklıdır.
--------------------------
Not: Yazılara etiket koymaya yeni başladım. Eski yazıları da zamanla düzelteceğim. Tamamı güvercinler ile ilgili aslında ama biraz teknoloji yapalım :)

Hiç yorum yok: