Güvercin ve Güvercinci

2 Kasım 2007 Cuma

Karınca kuşları, Örümcek Kuşları, Keskin Gagalar

Amerika' nın tropikal ormanlarında kuş arayan tabiat bilginleri çok kere asker karınca ordularıyla karşılaşmak tehlikesindedirler. Kendilerine öz bir ses çıkaran bu korkunç sürülerin her biri, orman zeminini siyahımsı bir halı gibi kaplayan, her ini, her yaprağı yoklayan ve her dala, çalıya ve ağaca çıkan yüzbinlerce asker karıncadan meydana gelir.
Yaklaşan bir karınca ordusunun yolu üzerinde olmak, karıncalar daha gözükmeden dahi umıtulamayacek bir tecrübedir. Her türlü böceği ve örümceği hayatını kurtarmak için kaçarken görebilirsiniz. Kırkayaklar toprağın yüzeyine çıkarlar örümcekler ipek gibi ağlarından yere kayarlar. Sayısız böcek kuru yaprakların üzerinde kaçarken, yağmur gibi bir ses kulağa gelir. Bütün bu orman yaratıkları kaçmaya mecburdurlar. Zira en ufak bir gecikme, yağmacı karıncalara yem olmaları anlamına gelir.
«Karınca kuşları» işte bu kargaşalık arasında çıkagelirler. Tiz tiz öterek, şen hareketlerle sağa, sola sıçrayarak ve karınca halısının yolu üzerinde durmamaya dikkat ederek böceklerle tıka basa karınlarım doyururlar.
Karınca kuşları, Amerika tropikal kuşakları'nm, kolibrî'lerden sonra en karakteristik ve en bol orman kuşlarıdır. Tabiat bilginleri bu kuşların en azından 238 türünü bilirler. «Karıncagiller ailesi» nde (Formicariidae), çok kere erkekle dişinin arasında görünüş itibariyle belirli bir ayrılık vardır. Erkek karınca kuşu siyahlı beyazlı, dişisi kahverengi veya gridir. Bazılarının sırtında gizli bir beyazımsı leke bulunur. Karınca kuşları, genel olarak ormanın alçak dallarına asılı derme çatma yuvalar yaparlar. Bu yuvalar liflerden, köklerden, birkaç yapraktan, yosundan ve ottan örülmüştür. Dişi buraya genellikle parlak kahverengi veya gri lekeli veya zikzaklı 2 - 3 mavi beyaz veya kahverengimsi yumurta yumurtlar.
«Keskin gaga», bu Güney Amerika ailesindeki tek türdür. Keskin-gagalar tiranlarla yakın akraba olmakla beraber, kılınışı tüylerle çevrili ve kancalı olmayan düz ve keskin bir gagalan olmasıyla onlardan ayrılırlar. Sık tropikal ormanların üst katlarında yaşadıklarından, haklarında, küçük tangara'larla bazen bir arada görüldüklerinden başka bir şey bilmiyoruz. »Oxyruneidae» ailesini meydana getiren keskin - gagaların sırtı sarımsı yeşildir, çoğu zaman gizli olan parlak kırmızı bir tepelikleri vardır. Karınları ve göğüslerinin rengi griyle sarı arasında oynar ve siyah beneklerle işaretlidir.
Tabiat bilginleri karınca kuşları'nı başlıca üç grup halinde ele alırlar: «Karınca örümcek kuşları», «karınca çıt kuşları ve «karınca pitta'ları» veya öbür adlarıyle «karınca ardıçları». Ailenin en kalabalık grubu olan karınca çıt kuşları, sık ormanın derinlerinde yerde veya yere yakın yaşarlar. Oldukça ince ve orta derecede kancalı gagaları ve öteğengillerinki gibi bir kuyrukları vardır. Grup halinde yolculuk ettiklerinden, incelenmeleri kolaydır. Çok kere karınca örümcek kuşları ve odun kesici diye isimlendirilebilecek başka bazı bağırgan kuşlarla bir arada görülürler. Dört, beş türden yirmi kuşluk bu karışık sürüler çok gürültücüdür, sesleri ormanın derinlerinde belki kırk metre uzaktan duyulabilir. Bu koro aslında bir savaş çağırışı olup karınca kolonlarının yürüyüş halinde oldukları anlamına gelir.
Karınca çıt kuşları'nın arasında irilik ve renk bakımından büyük farklar varsa da, hepsi oldukça ince yapılı kuşlardır. Minik »Amazon karınca çıt kuşu» (Microrhopias quixensis), kanatlarında, kuyruğunda ve siyah tüylerinin kaidesinde beyaz benekler olan siyah renkli ve ötegen iriliğinde bir kuştur. Dişisi donuk kahverengidir. «Alaca karınca çıt kuşu» (Melanopareia maximiliani), iri bir öteğen veya bir kuyruksallayan büyüklüğünde ince bir kuştur. Parlak kızılımsı göğsü, beyaz gerdanı, siyah yüz maskesi ve grimsi sırtı vardır.
Yanlardan basılmış ve kuvvetli kancalı gagaları elan karınca örümcek kuşları, tropikal ormanın veya orman kıyısının alt veya orta katlarında barınırlar. İri türlerinde gaga genellikle oldukça derin olukludur. «Beyaz çizgili karınca örümcek-kuşu» (Thamnophilus doliatus), siyah ve beyaz yollarıyle klasik hapishane üniformasını andırır. Meksika üe Güney Amerika'nın kuzeyinde yaşayan bu oldukça kalın yapılı ve sığırcık iriliğindeki kuşun uzun kuyruğu ve beyaz bir tepesi vardır. Dişisi aynı yapıda olmakla beraber kızılımsı kahverengidir. Kolombiya ile Bolivya arasındaki And sıradağlarının kuşlarından »beyaz kanatlı ateşgöz» (Pyriglena), kadife gibi siyah renkliyse de, kanatlarında gizli beyazlıklar vardır, gözleri de şarap ıkırmızısıdır. Karınca örümcek - kuşları'nm en gülüncü Güney Amerika'nın «beyaz yüzlü karınca kuşu» dur (Pithys albifrons). Kızılımsı kahverengi vücutlu ve grimsi kanatlı bu serçe iriliğindeki kuşun, her ikisi de lekesiz beyaz olan keçimsi bir sakalı ve alnında dağınık tüylü büyük bir tacı vardır. Orman zeminine yakın yerlerde kalabalık sürüler halinde dolaşır.
Karınca kuşları'nın üçüncü ana grubu karınca ardıçları'na bazen karınca pittaları» da denilmektedir. Gölgeli orman zemininde yaşayan bu kaim gagalı kuşlar çok kere, çok uzun bacaklı ve çok kısa kuyruklu kahverengimsi iri ardıç kuşlarına benzerler. Kuşların en ürkekleri arasındadırlar. Bununla beraber sutavuğugiller gîbi bunlar da devamlı
tekrarladıkları gürültülü çağrılar salıverirler. Genel olarak yalnız veya çift olarak görülen karınca ardıçlarının ıslığının vantrilogluk özelliği vardır. Bu da, düşmanlarından gizlenmesi için tabiatın kuşa yardımıdır.
Bu güzelliğe meraklı karınca ardıcı grubunun tipik bir üyesi de «on düleli karınca pittası» dır (Grallaria squamigera). Güney Amerika'nın kuzey yarısının bu kuşunun 6-7 santim uzunluğunda bacakları (küt uçlu kuyruğundan en az iki kat uzun) ve zeytuni renkli dolgun bir vücudu vardır. Başının tepesi mavimsi gri, karnı ile göğsü soluk tarçın rengi fon üzerinde siyah yolludur. Bu tür de Venezuela ve Kolombiya Andlarında yaşayan akrabası «Grallaria excelsa» gibi çok kere deniz seviye» sinden 2 500 metre yükseklikteki sık astropikal dağ ormanlarının zemininde barınır.

1 Kasım 2007 Perşembe

Kral Kuş


Kral kuş'un (Tyrannus tyrannus) yuvasına yaklaşan karganın veya kartalgilin vay haline. Kral kuş, tiz bir savaş çığlığı salıverdikten sonra, münasebetsizi kovalamaya girişir, bu arada devamlı yükseğe fırlar, sonra anî dalışlar yaparak daha hantal düşmanının sırtına pençe vurur. Sonunda kanatlarım kısa kısa çırparak zafer sevinci içinde yuvasına dönecektir. Kral kuş'un yuvasına kadar tırmanan insanlar da aynı şekilde karşılanırlar. Bu sığırcık iriliğindeki kuşun (20 santim uzunluğundadır). Anî saldırısından ürkerek ağaçtan yuvarlananlar bile görülmüştür.
Kral kuş, yazın Kuzey Amerika' nın doğusunda çok görülür. Kışın ailesinin öbür kuzeyli üyeleri gibi o da uçar vaziyette böcek yakalayabileceği tropikal enlemlere göç eder. Sırtı grimsi siyah, karnı ise beyaz olan kral kuş'un beyaz uçlu bir kuyruğu vardır. Başının tepesinde, gizli bir kırmızı leke bulunur.
Kuzey Amerika'da kral kuş'tan başka, serçe iriliğinde ve kahvemsi siyah ve gri renkli birkaç tiran türü daha bulunur. Bunlar birbirlerine çok benzerlerse de, ötüşleri ve davranışları başka başka olduğundan ayırt edilmeleri güç değildir. Aralarındaki bir ayrılık da yuvalarının yapımında ve şeklindedir.

Tiran Kuşu


Tiran' lar, adlarının kelime anlamının da işaret ettiği gibi gerçekten zorba kuşlardır. Bu saldırgan ve kavgacı yaratıklar yalnız kendi iriliklerindeki kuşlara sataşmakla kalmayarak atmacalara, kargalara ve başka iri kuşlara da saldırmaktan çekinmezler. Bu kuşların bazı dillerdeki «tiran sinekkapan» adı, sineklerle ve başka böceklerle beslendiklerini gösterir Tiran, kendine uygun bir tünek seçtikten sonra, tehlikeden habersiz olarak uçan bir böceğin üzerine birdenbire hamle yapar ve onu enli ve yassı gagasıyle kapar.
Tiran'ların büyüklükleri ufakla orta arasında oynar. Gagaları genellikle enli yassı ve ucunda daima kancalıdır.Uzun ve sivri kanatlarından da anlaşıldığı üzere iyi uçucudurlar. Çoğu zaman sade renkli kuşlarsa da gerek davranışları gerekse haykırışlarıyle dikkati çekmekten geri kalmazlar. Genel olarak Güney Amerika'da pek bol olan ilkel ötücü kuşlardan yalnız bunlar kuzeysel enlemlere çıkıp ılımlı Kuzey Amerika' nın kuşları arasına katılmışlardır. Öyle iken kalabalık tirangiller ailesinin (Tyrannidae), 365 türünün çoğunluğu gene tropikal Amerika'da yaşar.
Tepeli tiran, yuvasında daima terkedilmiş bir yılan derisi bulundurma âdeti dolayısıyle üzerinde durulmaya değer. Bazı tabiat bilginleri yılan derisinin, yuvayı yağma etmeye gelen düşmanları korkutup kaçırmaya yaradığı kanısındadırlar. Ağaç kovuklarında yuva yapan tepeli tiran, düzensiz siyah çizgilerle işaretli yumurtalar yumurtlar. Birleşik Amerika'nın güney batısında ve Tropikal Amerika'da da akrabaları olan bu kuşa Kuzey Amerika'nın doğusunda rastlıyoruz. Tepeli tiran, kanat ve kuyruk teleklerinde kestane rengiyle süslü grimsi kahverengi bir kuştur. Gürültülü, fakat yumuşak çağırışı derhal dikkati çeker.
Tiran'ların çoğunluğu donuk renklidir, fakat Birleşik Amerika'nın Texas ve Oklahoma gibi bazı güney eyaletlerinde rastlanan makas kuyruklu tiran bu bakımdan farklıdır.Gri beyaz ve koyu sarının karışımı olan bu kuşun göğsünde tatlı bir pembelik dikkati çeker
Derin çatallı kuyruğu en aşağı 25 santim uzunluğundadır. Makas kuyruklu tiran seyredilmesi ilginç kuşlardandır. Bazen yol kenarındaki bir çitin üzerinde tünediği yerde kuyruk tüylerini makas gibi açıp kapadığı ve böceklerin arkası sıra atıldığı görülür.
Göz kamaştırıcı «al tiran» (Pyrocephalus), Birleşik Amerika'nın güney batısının Meksika sınırı dolaylarında bulunur. Bütün başı, göğsü ve karnı al renkli olan erkeği, çöl bitkilerinin arasında derhal göze çarpar.
Tropikal Tiranlar: Aralarında Bir Hava Korsanı Vardır
«Panama tiranı» (Legatus), iri tropikal «sarı-asmagiller» in veya öbür adlarıyla «oropendola» ların uzun ve sallantılı yuvalarına yumurtlamayı sever. Bu tiran'ın eski bir yuvayla yetinecek yerde, kendinden çok iri oropendola'lan kovalayıp onları, yuvalarım terketmeye mecbur edinceye kadar rahatsız ettiği görülmektedir.

31 Ekim 2007 Çarşamba

Amerikadaki Tropikal Kuşlar


Amerikadaki Tropikal Kuşların ilginç olanlarından «kotinga» ların özellikle ünlü üç üyeleri vardır. Her biri bir başka özelliği: Birisi görünüşü, ikincisi sesi, üçüncüsü ise flört zamanındaki davranışlarından ötürü meşhurdur. Kotolgaların doksan türü sayılmıştır. İrilikleri çıt kuşu ile karga arasında oynayan bu kuşların çok kere parlak renkli ve garip süs tüyleri vardır, ayrıca vücutlarında yer yer göz
kamaştırıcı renkte lekeler göze çarpar. Garip görünüşlü «şemsiye kuşu» nun (Cephalopterus ornatus) ismi tuhaf, fakat yerindedir. Karga iriliğindeki bu 50 santimlik mavimsi siyah türün tepesinde şişmeye elverişli muazzam bir tüy kitlesi vardır. Bu taç, açılınca tırtık tırtık bir şemsiye görünüşünü alarak kuşun tepesiyle gagasını tamamıyle örter. Şemsiye kuşlarının bir türünün kızılımsı renkte çıplak bir göğsü ve buradan sarkan püskül görünüşünde uzun bir sarkık eti vardır. Bu kuşların birkaçı bir araya gelip bağırdıkları zaman, insanın hatırına kuştan ziyade bir sığır sürüsünü getirirler.
Güney Amerika?nın kuzeyindeki «çan kuşu» (Proenias alba), grubun bir başka meşhur üyesidir. Bunun da ismi garip olduğu kadar yerindedir. Bu kotinga?nm, Güney Amerika?nın en göze batan orman kuşu olmasına sebep olan gerçekten şaşırtıcı çana benzer bir sesi vardır. Dikkate değer kuş, sık ormandaki yüksek bir tünekten çağrısını duyurduğu zaman, alnından sarkan ipimsi bir siyah et gagasını döver. Erkek çan kuşu ortalama 26 santim uzunluğundadır.
Çan kuşu?nun ormanın en göze batıcı kuşu olmasına yol açan bir başka özelliği de lekesiz beyaz rengidir. Orta ile Güney Amerika?da yaşayan «hayalet kotinga» da da (Carpodectes nitidus), aynı tüylere rastlıyoruz. Bu kuşların her ikisinde de dişiler daha ufak olup yeşil tüylerin sayesinde kamuflaj kurallarına uyarlar.
Öbür dikkate değer kotinga, bazı dillerde «kaya horuzu» da denilen «nar çiçeği kotinga» dır (Kupicola rupicola). Erkeği 30 santim uzunluğunda olan bu papağan iriliğindeki kuşun tüyleri altına çalan bir turuncu, kanatları ise kahvemsi siyahtır. Başında daire biçiminde garip bir tepeliği vardır. Güney Amerika'nın kuzeyinde: Özellikle Güyan'ların dağlık bölgeleriyle Kuzey Doğu Brezilya?da yaşayan nar çiçeği kotingalar mono?larla akraba olup flört zamanında onlar gibi törenlere baş vururlar.Erkeklerin daha iri, daha parlak renkli ve fazladan tüylerle süslü oluşları, yuva yapma, kuluçka ve yavruların bakımı vazifelerinin daha çok dişiye düştüğünü gösterir. Kotingalarm birçok türlerinin çok eşli olmaları muhtemeldir.
Bu ailenin üyeleri arasında özellikle nar çiçeği kotinga'nın flört zamanı dansları meşhurdur. Robert Schomburgk adındaki seyyah bir keresinde, aralarında erkekler ve dişiler bulunan bu kuşlardan yirmi tanesini, yerdeki bir açık alanı çevreleyen çalıların üzerinde tünemiş vaziyette seyrettiğini anlatıyor. Kanatlarını ve kuyruğunu yaymış bir erkek sahnedeydi Yerleri kazıyarak daireler çeviriyor, kanatlarını kaldırıp indiriyordu. Sonunda ihtimal yorulduğundan kenara sıçradı ve yerini bir başka erkeğe bıraktı. Schomburgki'in anlattığına göre, dişiler bu süre içinde devamlı ba girişiyorlar, fakat tüneklerinden kıpırdamıyorlardı. Bazı kotinga'lar bu danstan sonra flörtlerini yerde, başkaları yüksekteki dallarda devanı ettiriyorlardı.
Kotinga?larm arasında yuva yapma âdetleri de başka başkadır. Meselâ şemsiye kuşu gibi bazı türler yüksek ağaçların üzerinde değneklerden yuvalar yaparlar, başkaları asılı yuvalar örerler, daha başkaları yuva olarak ağaç kovuklarından faydalanırlar, nar çiçeği kotlnga ise mağaralarda kuluçkaya oturur. Tabiat bilginleri Güney Venezuela'daki geniş ve loş bir mağarada yerden 150 santim kadar yüksekteki bir pervazın üzerinde bir nar çiçeği kotinga yuvasına rastlamışlardı. Bu yuva çamurla ve çalı çırpıyla örülmüş ve siyah renkli kök telleriyle astarlanmıştı. Yuvanın dibinde, yerde, kuşların buraya taşıdığı zeytin iriliğinde fnıdığımsı yemişler dikkati çekiyordu. Bu türün yumurtaları koyu sarı üzerinde kızüımsı kahverengi ve mor beneklidir. Şemsiye kuşu? nun yumurtaları aksine bembeyazdır.
«Cotingidae» ailesini meydana getiren kotingalar, meyva, yemiş ve böcek bulabildikleri ormanın üst katlarında barınırlar. Bu kuşların genel olarak sert sesleri vardır. Yalnız çan kuşu bu bakımdan farklıdır. «Kapüsin keşiş kuşu» (Perissocephalus tricolor) gibi bazılarının, uluyan bir maymunun sesini andıran patırtılı bir homurtuları vardır. Bu güvercin iriliğindeki ve tarçın renkli kotinga, kabarık tüylü bir yakayla çevrili mavimsi gri renkli çıplak kafasını içine çekmiş yuvarlak bir keşişi andırır. Güney Amerika'nın kuzeyinin baştan başa çilek renginde olan «kırmızı yemiş kargaları» (Haematoderus müitaris), da garip biçimli iri kotinga?lardır. Bir başka garip görünüşlü kuş grubu da «sarkık etli çan kuşları» dır (Procnias tricarunculata). Orta Amerika?da yaşayan bu kotinga'ların rengi .kırmızımsıdır. Başlarıyle gerdanları beyazdır, gagalarının kaidesiyle yanlarından kamçıya benzer üç siyah sarkık et fışkırır.
Tabiat bilginleri 15- 25 santim uzunluğundaki ufak kotînga'ları gerçek kotingalar olarak ele alırlar, Bunların birçoğu parlak renkli ise de, bazıları grimsi ve sönük renklidir, ayrıca erkekle dişi arasında renk ayrılığı yoktur, «pompadour gevezesi» de denilen «şarap rengi kotinga» parlak renklilerden biridir. Kuşa Fransa Kralı 15. Louis'in gözdesinin şerefine bu ad verilmiştir. Bu kotinga?lardan biri Madam dö Pompadour'a hediye edilmek üzere yola çıkarılmış, fakat bir İngiliz firkateyninin eline geçmişti.
Şarap rengi kotinga'nın rengi adından bellidir, saçımsı tüyleri ve burulu kanat örtü tüyleri vardır. Kanatları lekesiz beyazdır. Dişilerle ergin olmayan erkeklerin karnı gri, sırtı kurşunidir. Ormanların üst katlarında yaşayan bu kotinga?ya Güney Amerika?nın birçok kısımlarında rastlanır.
«Adi gri kotinga» (Lipaugus vociferans) tropikal orman kuşlarının en yaygım ve en meraklısıdır. Nar bülbülü iriliğindeki bu gri kuş, bıkıp usanmadan avcıları takip eder ve kargaşalık olan yerlerde birdenbire ortaya çıkar.
Tabiat Bilim Adamları «kırmızı başlı mono» yu (Pipra mentalis), Panama'da bir orman ağacının yerden 9 metre yüksekliğindeki dalında dansederken seyretmişlerdi. Bu çalışkan delikanlı üst üste birkaç gün flört alanında kalarak basit tüylü dişilere hırslı hırslı kanat çırpmış ve birkaç tanesiyle buluşmanın yolunu bulmuştu. Fakat dişi monolar bundan sonra kendi kendilerine başlarının çaresine bakmak zorunda kalmışlardı. Yuvayı yapmak, yumurtaların üzerinde kuluçkaya oturmak ve yavruları büyütmek sorumluluğu tamamiyle onlara düşüyordu.
Amerika balta girmemiş ormanlarının yerlileri olan bu monolar, serçe iriliğinde kuşlardır. «Pipridae» ailesini meydana getiren elli dokuz türün erkekleri koyu kırmızı, mavi ve altın renkli son derece parlak tüylere bürünmüştür. Fakat donuk zeytuni ve gri gibi daha az göze çarpıcı orman renklerinde olanları da vardır. Dişi monolarm da bu donuk renklerde oldukları tahmin edilebilir.
Tipik mono, kısa gagalı, kuvvetsiz bacaklı, kare kuyruklu, tıknaz bir kuştur. Kanat kemikleri garip şekilde basılmıştır. Ön kolundan çıkan acayip biçimli kanat teleklerinin kaim sapları vardır. Kanat kemikleriyle tüylerinin şekli, sessiz mono' ların çıkardıkları gürültünün kaynağıdır, Daha çok üreme mevsiminde duyulan kanatların takırtısı, mono' larda, dişilerin gözüne girmek ve başka erkekleri korkutmak için ötüşün yerini alır, Monolar ötücü kuşların bağıranlar üst - familyasına girerler.
Orta Amerika «Gould monosu» (Manaeus vitellinus), flört zamanında kendine öz ilginç bir dansı olan 10 -11 santimlik bir kuştur. Bunun flört alanı yerdedir. Erkek burada paspas genişliğinde bir alanı kaplayan yaprakları ve çalı çırpıyı süpürdükten sonra, burayı titizlikle muhafaza eder. Yeşil renkte bir kuş olmakla beraber, tepesi, kanatlan ve kuyruğu koyu siyah, gerdanı ile yüzünün yanları ise parlak bir turuncumsu altın rengidir.
İspinoz iriliğindeki bir başka mono'nım (Teleonoma filicauda), kuy ruğunun hemen hemen 4 santim ötesine kadar uzanan kılımsı tüyleri vardır. Bu mono'mm sırtı siyahtır, al renkli bir tacı, kanarya sarısı yüzü ve karnı vardır. «Mızrak kuyruklu mono» (Chiroxiphia lanceolata), ispinoz iriliğinde bir siyah kuştur. Bacaklarıyle başının tepesi al renkli, sırtı mavidir. «Miğferli mono» nun Antilophia galeataj, erkeği pırıl pırıl bir kırmızı miğferi olan kahvemsi siyah renkte ve serçe iriliğinde bir kuştur. Dişisi donuk bir zeytuni gri rengindedir. Bu parlak renkli tropikal kuşak türünün en olağanüstü üyelerinden biri gerdanı şişen, «beyaz enseli mono» dur (Manacus candaei). Orta Amerika'nın bu kuşunun sırtı siyah, karnıyla göğsü sarıdır, enli bir beyaz yakası ve gerdanında kabarmaya elverişli uzun beyaz tüyleri vardır.

30 Ekim 2007 Salı

Filepitta


Madagaskar'da bulunan filepitta büyük adalarda yaşayan ilkel türlerden biridir. Orman zeminindeki çalıların arasında yaşayan bu kuş, yemişlerle beslenir. Adi filepitta'mn yumuşak siyah tüyleri vardır, erkeğinin başında iri sarkık etler göre çarpar. Filepitta'lar, «Philepittidae» ailesini meydana getirirler.
Madagaskar'ın başka iki kuşu (Neodrepanis) bir zamanlar Filistin «güneş kuşları» ndan veya öbür adlarıyla «nektar kuşları» ndan sanıl mıştı. Bu kuşlar çiçeklerin nektarı nı emecek tarzda şekil almışlardır Bu işe yarayan kavisli bir gagaları vardır. Tabiat bilginleri bu sebeple onları güneş kuşlan'ndan saymışlardı. Fakat yakın tarihteki incelemeler gerçekte filepitta olduklarını göstermiştir.

29 Ekim 2007 Pazartesi

Pittalar


PİTTA 'lar bütün kuşların en güzelleri arasında yer alırlar. Tropikal ve astropikal ormanların derinlerinde yerde yaşarlar. Sayı ve tür itibariyle en kalabalık oldukları bölgeler Malaya ile Doğu Hint adaları ise de, Af rikada, Kuzey Avustralya'da ve Filipinler'de de bulunurlar. Orman zemininde hoplayarak yol alır ve böcekler, solucanlar ve salyangozlarla beslenirler. Normal olarak hoplayarak çalıların arasına dalan bu ötücü kuşlar, ürkütülünce yerde zayıf bir şekilde kanat çırparlar. Gizlenen dağınık pitta'lar, özellikle sabahları ve akşamları duyulan gürültülü ve iniltiye benzer ıslıklarla birbirleriyle bağlantı kurarlar. Epey yükseklerde tüner ve buralarda öter ve ıslık çalarlar.
Pitta'lar ailesinin (Pittidae), yirmi üç bilinen türü, yapı ve davranış bakımlarından benzer kuşlardır. Hepsi vücutlarına kıyasla iri kafalı, kısa ve yuvarlak kanatlı ve son derece kısa kuyruklu tombul ve uzun bacaklı kuşlardır. Akrabaları olmayan «Yeni Dünya karınca pittaları» şekil itibariyle onlara çok benzerse de, renkleri farklıdır.
En renkli pitta'lardan biri «Steere pittası» dır (Pitta steerei). Filipinler'in bu kuşunun siyah kafası, beyaz gerdanı, zeytuni yeşil sırtı ve gök mavisi kanatları vardır. Karnı da gök mavisiyse de, ortasında kadife siyahlığında bir bölge bulunur. Ailenin bir başka göze çarpıcı üyesi Admiralty adalarındaki «harika pitta» dır (Pitta superba). Kadife siyahlığındaki bu pitta'nm gök mavisi kanatları ve al renkli karnı vardır. Bu kuşların belki en güzeli Malaya'da, Sumatra'da Borneo'da bulunan «mavi kuyruklu pitta» dır (Pitta guajana). Bunun sırtı zengin bir kahverengi, göz çevresindeki çizgiyle boynunun arkası altın sarısı, yüz maskesiyle tepesinin ortası siyah, gerdanı koyu sarı, kuyruğu mor siklamen, kanatları siyah ve beyaz, karnı siyahımsı mor, göğsündeki çizgiler parlak bir turuneumsu kırmızıdır.
Vücut uzunlukları ortalama 18-20 santim kadar olan pitta'lar, yuvalarını gali çırpıdan, yosundan, ağaç kabuğundan ve yapraklardan bina eder ve bu maddeleri çamurla perçinlerler. Bu yapı, girişi yandan olan bir küre biçimindedir. Sık çalıların üzerinde yere yakın veya yine bu gibi çalıların arasında yerdedir. Dişi pitta mor, kahverengi ve kırmızıyla noktalanmış 3-6 beyazımsı yumurta yumurtlar.

27 Ekim 2007 Cumartesi

Geniş Gagalar


"Geniş gaga" olarak isimlendirilen kuşlar tabiattaki en güzel kuşlardan birisidir. Ötücü kuşlar familyasındadırlar. Geniş gaga ların. uçarken böcek yakalamalarına yarayan olağanüstü geniş gagaları vardır. Bu besleniş tarzlarına bakarak çok hareketli yaratıklar oldukları sonucu çıkarılabilirse de, aslında oldukça uyuşukturlar. Fakat geniş-gagaların çoğu, tüylerine hâkim olan kırmızılar, maviler ve yeşillerle göz okşayan çok güzel kuşlardır. Bu ilkel ötücü kuşlar, ki aile isimleri Eurylaimidae, dir, girişi yandan olan asılı yuvalar yaparlar. Bu kuşlar en fazla Doğu Hint adalarında (eski Hollanda Hindistanı ve Endonezya) bulunmakla beraber, birkaçı Himalayalar kadar kuzeye çıkar, ikincisineise Afrika'da rastlanır.
Yeşil geniş - gaga (Calyptomoena viridis) parlak yeşil renktedir, başının yanlarında siyah benekleri bulunur .Alnındaki tüyler çok yoğundur ve gagasının üstüne kadar iner. Yalnız Borneo adasının dağlarında bulunan iki akraba tür kuşların en güzelleri arasında yer alırlar. İçlerinden birinin tüyleri siyah çizgili yeşildir, öbürünün sırtı yeşil, karnı ile göğsü mavidir.
Beri yandan Afrika adi geniş gagası, (Smithornis), sade renkli bir kuştur. Flört devresinde ilginç bir marifeti vardır. Erkeği, tüneğinin yukarısında kısa bir dairevî uçuş yapar ve bu arada kanat telekleriyle bir okun vınlamasını hatıra getiren bir ses çıkarır. Öbür, Afrika geniş gagası, (Pseudoealyptomoena) yalnız Orta Afrika dağ ormanlarında rastlanan parlak renkli bir küçük kuştur. Tabiat bilginleri bir vakitler her iki Afrika geniş gagasını Eski Dünya sinekkapan ailesinin üyesi sanıyorlardı. Fakat bu kuşların dikkatle incelenmesi gerçek geniş-gagalar olduklarım ortaya koymuştur.