15 Ocak 2017 Pazar

Bağdat Cinsi Güvercinler

Bağdat, Bağdadi, Bağdadiye ve Bağdatlı cinsi güvercinler


Ülkemizde Bağdat, Bağdadi, Bağdadiye ve Bağdatlı adları ile bilinen bu güvercin ırkı, Irak kökenlidir. Dünya da Bagdat, Baghdad, Bagdette gibi adlarla bilinmektedir. Günümüzde doğu ve güneydoğu bölgelerimizde yetiştirilmektedir. Ancak sayıları azalmıştır. Korunması için önlemler alınması gerekmektedir.Dünyada ve özellikle de Avrupa’da köken olarak bu ırktan kaynaklanan çeşitli tipte Bağdat güvercinleri bulunmaktadır. Bu güvercinlerle bizim yetiştirdiğimiz Bağdat güvercinleri arasında köken olarak kan benzerliğinin dışında belli bir benzerlik yoktur. Ülkemizde yetiştirilen Bağdat güvercinleri daha çok Suriye Bağdatlarına benzemektedir.


Bağdat güvercinlerini, bir yere yuva yaptıktan sonra, başka bir yere alıştırmak imkansız gibidir. Aradan 10 yıl geçse bile bıraktığınızda, ilk yuvasına geri döndüğü söylenmektedir. Bu özellikleri onları gerçekten de çok değer verilen bir güvercin haline getirmiştir. Ülkemizin batı bölgelerinde, Irak yöresinden ve Doğu bölgelerimizden getirilen güvercinlere genel olarak Bağdat adı verme gibi yanlış bir eğilim olmakla birlikte, Bağdat adı, gerek doğu ve güneydoğu, gerekse diğer bölgelerimizde ayrı ve kendine özgü özellikleri olan bu ırkı karakterize etmektedir. Bazen posta güvercinlerine Bağdat denildiği de olmaktadır.

Bağdat güvercinleri eski dönemlerde posta güvercini olarak kullanılmış olmakla birlikte, bugün bildiğimiz posta güvercinleri ile ayrı ırkları temsil etmektedirler. Yöresel olarak “Posta Burunlu” ve “Homoma” gibi adları vardır. Bağdat’ın Osmanlı devleti topraklarına katılması 1534 yılında Kanuni döneminde olmuştur. Daha sonra bir ara tekrar İranlıların eline geçen Bağdat, son olarak 1639 yılında 4. Murat devrinde yeniden alınmıştır. Hata 4. Murat Bağdat’ı almasının anısına İstanbul’da bugün Topkapı sarayı içinde bulunan ünlü Bağdat köşkünü yaptırmıştır. Bağdat güvercinlerinin Osmanlı dönemi öncesinden beri Irak’da yetiştirildiği bilinmektedir.

Osmanlı döneminde de bu güvercinler bölgede yetiştirilmeye devam edilmiş ve geliştirilmişlerdir. Bu güvercinler, eski dönemlerde, tüm çevre bölgelerde değer verilen ve bilinen bir güvercin ırkıdır. Bir çok kaynakta adından bahsedilen bu güvercin ırkı için, dönemin en değer verilen ve en pahalı kuşu olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Daha çok haberleşme amaçlı kullanılan bir kuştur. Uzun uçması ve yuvasına bağlılığı onu, iyi bir posta güvercini haline getirmiştir. Oyunlu bir kuş değildir, takla atma gibi özellikleri bulunmaz. Anadolu’da eski devirlerde salma kuşu olarak kullanılmıştır. Salma kuşları, genel olarak belli bir uzaklığa götürülüp bırakılan ve yuvasına ne kadar kısa sürede dönerse o kadar değerli kabul edilen güvercinlerdir.

Anadolu’da Osmanlı döneminden beri devam eden eski bir gelenek olan salma yarışlarında kullanılan güvercinler, genellikle bu ırkımızdır. Salma yarışları, farklı kuşçuların, kuşlarını belirlenen uzak bir noktadan aynı anda bırakmaları ile başlar. Kimin kuşu yuvasına daha önce dönerse o kuşçu yarışı kazanmış sayılır. Kuşların bırakıldıkları uzaklıklar, 50 – 100 km arasında değişmektedir. Evliya Çelebi Bursa’dan bırakılan Bağdat güvercinlerinin, İstanbul’a hemen ulaşabildiklerini söylemektedir.

Bu güvercinler hakkındaki en eski bilgileri 1650’li yıllarda Bağdat’ı ziyaret eden Evliya Çelebi’den almaktayız. Evliya Çelebi, bu güvercinlerden övgü ile uzun uzun bahsettikten sonra, Bağdat’ta bu güvercinlerin kökenini araştırarak bizlere çok değerli bilgiler aktarmaktadır. Bu bilgilere göre, Bağdat güvercinlerinin geçmişi oldukça eskilere kadar gitmektedir. Bağdat’ta bulunan “kuşlar kalesi” denilen kalenin içinde yer alan eski kilisedeki papazların, bu kuşları haberleşme amacı ile kullandıklarını, bu geleneğin onlardan sonra Bağdatlı tüccarlar tarafından devam ettirildiğini ve geliştirildiğini belirtmektedir. Bu kuşların o dönemde Mısır, Dimyat, İskenderiye, Cezayir, Tunus, Fas, Merakeş, Yembu, Cidde, Mekke ve Yemen’de beslendiğini gene Evliya Çelebi’den öğrenmekteyiz.

Bu güvercinler o dönemde, Şam’a, Mısır’a, Halep’e, Hind ve Sind’e götürülüp sırtlarına kağıtlar bağlanıp bırakılıyorlar ve buralardan Bağdat’a geri geliyorlardı. Bağdat güvercinleri, normal güvercinlere göre daha iri bir ırktır. Vücut ağırlıkları 500 - 600 gramdan aşağı olmaz. Bir kilo gelenleri de bulunmaktadır. Gaga uzun ve kalındır. Burun delikleri belirgindir. Burunun üzeri etli olur. Burun üzeri eti büyük olanlar daha tercih edilirler. Ayaklar paçasız olup büyük ve kırmızı renklidir. Ayak parmakları dikkati çekecek kadar uzundur.

Göz rengi, turuncu veya kırmızı olup gözler büyüktür. Kırmızı göz rengi bu güvercinlerde makbuldür. Göz çevresi tüysüz, kırmızı ve kabarık etlidir. Boynu uzun ve aşağı doğru yay çizer vaziyette kartal görünüşlü bir güvercin ırkıdır. Bu güvercinler gerdanlı olurlar. Her rengi olmakla birlikte çoğunlukla siyahtır. Siyah üzerine dağılmış şekilde farklı renkleri üzerinde taşıyan tipleri yaygındır. Günümüzde Anadolu’da eskisi kadar yaygın değildir. Hatta tükenmiştir denilebilir. Özellikle doğu ilerimizde ve güneydoğu Anadolu’da bulunabilen bir ırktır. Bu ırkımızın da nesli tehlike altındadır. Acilen korumaya alınıp geliştirilmesi gerekmektedir.

Ev sahipliği güvercinleri, kaya güvercensinden türetilen çeşitli yerli güvercinler (Columba livia domestica) olup, seçici olarak, evine son derece uzun mesafelerde bulma yeteneği için yetiştirilmektedir. Vahşi kaya güvercininin yerleşik bir homing kabiliyeti vardır, [1] genellikle magnetoreception'ı kullanarak yuvasına döneceği anlamına gelir. [2] Bu, uzun mesafelerde evlerine defalarca yol bulan kuşlardan üreyebilmeyi nispeten kolaylaştırdı. Rekabetçi güvercin yarışlarında kuşlar tarafından 1.800 km (1,100 mil) kaydedildiği sürece uçuşlar. [3] Ortalama ışınlama hızı [açıklık gerektiren] orta mesafelere kıyasla 80 km / s (saatte 50 mil) civarındadır, ancak kısa sürede üst racers'de 140 km / saate kadar hızlar (saatte 90 mil) gözlemlenmiştir. Mesafeler.

Bu beceri nedeniyle, mesajgözü güvercinleri gibi mesajları taşımak için güvercin topraklama görevlileri kullanıldı. Savaşlarda genelde "güvercin post" ya da "savaş güvercinleri" olarak adlandırılırlar. [2] Homing güvercinler yanlışlıkla taşıyıcı güvercinler olarak sınıflandırılırlar; bu tür güvercinler seçici biçimde yuvarlak sert sulu yüzünden yetiştirilen fantezi güvercinlerden bir türdür.
Dünyadaki kentsel alanlarda ortak bir görüş sunan güvercin Kuzey Amerika için yerli değil. Aksine, güvercinler 1600'lü yılların başında Kuzey Amerika'ya sokuldu. Şehir binaları ve pencere çıkıntıları, aslında Avrupa'daki eski atalarının yaşadığı kayalık uçurumu taklit eder.

Güvercin, insanlarla uzun bir geçmişi vardır ve 5.000 yıldan fazla bir süredir yiyecek ve eğlence amaçlı kullanılmaktadır. Yetiştiricilerden kaçan güvercinler kolayca akın oluştururlar ve diğer kaçık kuşlar onlara katılabilir, böylece yurtsever bir nüfusa dönüşebilir. Ev kökleri nedeniyle ve insanlar birçok farklı renk ve aksesuar için güvercin yetiştirdikleri için, vahşi güvercinlerin çeşitli tüylü görünüşleri olabilir [1].

Güvercinler Amerika Birleşik Devletleri'nde ve dünyanın dört bir yanındaki en büyük haşere kuş problemi olarak görülüyor.

Kaya güvercini çürük bir yuva yapar, ancak sık sık aynı yeri tekrar tekrar kullanır, hatta sonuncusu üzerinde yeni bir yuva inşa eder. Güvercinler, yuva hayvanlarının dışkılarını çıkarmaya çalışmadığı için yuva, zamanla daha da büyüyen sağlam, çamurumsu bir höyük haline gelir.

Homing güvercinler, evlerine uzun mesafelerden ve yüksek hızda evden uzaklaşabildikleri için iyi biliniyor. Bu gösteri yeteneklerine rağmen, yırtıcı güvercinler oldukça yerleşiktir ve nadiren kendi bölgelerini terk eder. Aslında, isteyerek yer değiştirdiklerinde, bazen saatler içinde orijinal yerlerini geri getirebilirler.
Geriye kalan az sayıdaki vahşi kaya güvercinden ve yırtıcı güvercin dışında, Birleşik Krallık'ta sıkça bulunan kolumbidae ailesinden sadece üç çeşit daha var: ahşap güvercin (Columba palumbus), yakalanmış güvercin veya halka boynuzlu güvercin (Streptopelia decaocto), kaplumbağa güvercini (Streptopelia turtur) ve stok güvercin (Columba oenas).
skenderun guvercinleri ile ilgili hazirladigim tanitici kisa bir makale :
ISKENDERUN GUVERCINLERI
İskenderun Bağdat ırkları içinde en ilginç ve benzersiz olanıdır. İngiliz Carrier, Fransiz Bağdat, Steinheim Bağdat, İspanyol Bağdat, zaman içinde bazı melezlemelere maruz kalmıştır, İskenderun ırkı ise ilginc gaga sekli ve renk duzeni ile, uzun yillar ayni formda kalmistir, Gaga sekli yillar icinde gelistirilmistir.
Aldrovani 1610, Willoughby 1676 ve John Moore 1735 yıllarında yazdıklarında, İskenderun ırkını uzun, kıvrık gagalı, kuvvetli bir ırk olarak tanımlamışlardır. Bu ırkın İngiltere'de Scandaroon olarak ismini koyan John Moore'dır. Almanlar bu ırkı Nurnberger Bagdette, Pagadette, Pavdotte, Bagotten, Pagadotten taube ve Hocker-taube gibi isimlerle isimlendirmişlerdir. Fransızlar ise Pigeon bagadais a grande morille ismini vermişlerdir. Bu ırkın İskenderun diye isimlendirilmesinin sebebi Avrupaya İskenderun limanından götürülmüş olmasıdır.
Araştırmalar bu ırkın Bağdat'tan Türkiye'ye getirildiğini göstermektedir. Almanya'nın güneyinde, Nurnberg, Erlangen, Fuhrt ve Michelav Iskenderun üreticilerinin yogun oldugu bölgelerdir. İlk Alman İskenderun güvercin cemiyeti 1895 yılında kurulmuş 35 üyeyle katıldıkları National Show'da 170 İskenderun sergilenmistir. Amerikada 1950 yılında George Neuerburg'a (N.P.A Master Breeder Certificate) Amerika'nın en usta İskenderun üreticisi ünvanı ve diploması verilmiştir.
İSKENDERUN IRKINA AİT STANDARTLAR
1- Boyu gaga ucundan, kuyruk bitimine kadar 42--43 cm'dir.
2- Gagası 4 cm'dir, aşağıya doğru kıvrıktır.
3- Gaga üzerindeki kopuk çapı 3 cm'dir.
4- Gözlerinin etrafındaki kırmızı dairenin çapı 12--15 milimetredir.
5- Bacakların uzunluğu 11-12 cm'dir.
6- Kanatlar açık olduğunda bir uçtan diğer uca uzunluğu 74 cm'dir.
7- Ağırlığı aç haliyle 590 gramdır.
8-Göz rengi, tüm parçalı renklerde ve düz beyazlarda, SİYAH'tır. Diğer renklerde koyu kırmızı, turuncu'dur. 9- Parçalı renk olanlarda gözlerinin altından gagaya doğru uzanan bıyık diye tabir edilen kısım vardır. Bunlar yüzün her iki tarafındada olmalıdır.
İSKENDERUN ÜRETİMİ
İskenderun üretimi diğer ırklara göre biraz daha zahmetlidir. Bu kuşlarda döllenme, yumurtaya yatmama gibi problemler görülmez. Gagalarının uzunluğu , kalınlığı ve eğimli olmasi bazen anac kuslarin yavrularini beslerken zorlandığını göstermektedir. Boyle durumlarda üretimde diğer bakici kuslarin kullanıldığı görülür.
Üreticiler bu zorluklardan dolayı yumurtaları posta güvercinlerinin,bagdadilerin yada Magpie (orta doğu ülkelerinde bu ırka yahudi deniliyor) ırkı güvercinlerin altına aktararak çıkan yavruları üvey anaçlara besletirler. Posta güvercinleri bu cinsi iyi besleyen ırktır.
RENKLERİ
İskenderun'un düz renkleri; Beyaz, Siyah, Kırmızı, Sarı'dır. Gri veya Küllü dediğimiz renkler siyah kuşaklı olur.
Parçalı diye tabir ettiğimiz çift renkli olanları ise, Beyaz üzerine Kırmızı, Siyah, Sarı, Gri renklerden oluşur. Bunlar düz renklere oranla daha populer'dir. Gözlerinin alt kısmında gagaya dogru uzanan yamalar (bıyık) olur.
İskenderun sert tüylü guvercinler sınıfına girer. Hızlı uçar vücudu ve kanatları kuvvetlidir. Filo uçucusudur. Türkiye'de eski yıllarda Iskenderun , Tarsus ve Hatay bölgelerinde populer olduğu bilinmektedir.


Hiç yorum yok: