30 Temmuz 2007 Pazartesi
Güvercinlerde Görülen Pire Türleri - Güvercin Piresi
1 ) Ceratophyllus gallinae : Kuş piresi ya da tavuk piresi adı ile bilinen bu pire, kuşlara özgüdür. Kan emerek yaşar. Vücutları uzuncadır. Erginlerin yanaklarında tarak bulunmaz. Renkleri normal pireye göre biraz daha koyudur. Güvercinlerin yanı sıra birçok yabani kuş da görülürler.
2 ) Ceratophyllus columbae : Güvercin piresi olarak adlandırılan bu pireye daha çok güvercinlerde rastlanır. Vücutları uzuncadır. Erginlerin yanaklarında tarak bulunmaz. Renkleri normal pireye göre biraz daha koyudur.
Güvercinlerde pire çok yaygın değildir. Ya da farklı bir söyleyişle bit ve atsineğine oranla daha az görülür. Pire de çoğu asalak gibi hastalık taşıyıcıdır. Bir canlıdan diğerine geçerek yaşadıklarından bir çok hastalığı da beraberinde bulaştırabilirler. Güvercinlerde, Pox, Pramyxovirosis, Salmonella, Trichomonas gibi hastalıkların bulaşmasında pire bir etken olabilir. Özellikle Salmonella hastalığını bulaştırdığı bilinmektedir. Pire güvercinin kanını emerek onu fena halde rahatsız eder. Üzerinde pire bulunan kuşlar zaman içinde kan kaybı ve oluşan aşırı stres sonucu halsiz ve güçsüz düşebilirler. Bu durum ortaya çıkmak için fırsat kollayan çeşitli hastalıklar için ideal bir ortam yaratır.
ÜREMESİ
Dişi pirenin yumurta geliştirebilmesi için mutlaka kan emmesi gerekmektedir. Normal olarak pireler kan emdikten birkaç gün sonra yumurta bırakırlar. Bırakılan yumurta sayısı pirenin türüne göre değişiklik gösterir. Kuşlarda ve güvercinlerde görülen pire türlerinde bırakılan yumurta sayısı 20 kadardır. Ancak kan emmeye devam ettikleri sürede yumurta bırakma işlemi de devam eder. Böylece yumurta bırakma süresi 3 aya kadar çıkabilir.
Yarım milimetre büyüklüğünde olan yumurtalar beyaz renklidir ve gözle görülebilir. Yumurtalar daha çok üzerinde yaşadıkları canlının yuvasına veya üzerine bırakılabilir. Bırakılan yumurtalardan 5 gün kadar sonra kurtçuk şeklinde lavralar çıkar. Lavralar bırakıldıkları yerde bulunan kıl, tüy,deri gibi organik maddeler ile beslenirler. İki defa deri değiştirdikten sonra olgunlaşan lavralar, salgılandıktan sonra sertleşen tükürükleri ile kendilerine bir koza örerler. Üçüncü deri değiştiriminden sonra lavra bu koza içinde bir pup halini alır. Bu puptan ergin yavruların çıkması 8 – 14 gün arasında olur. Bununla birlikte kozadan çıkma süresi çevre koşullarına bağlı olarak birkaç ay hatta bir seneye kadar gecikebilir.
Erginleşerek kozadan çıkan yavrular kısa bir süre içinde çiftleşmeye hazır hale gelirler. Çiftleşme sonrası pireler hemen konukçularını aramaya başlarlar. Koku, sıcaklık ve özellikle de titreşimleri alan duyu organları sayesinde konukçularını bulmakta zorlanmazlar.
Güvercinlerde Görülen Bit Türleri - Güvercin Bitiİ

GÜVERCİNLERDE GÖRÜLEN BİT TÜRLERİ
GÜVERCİN BİTİ
Mallophaga adı verilen ısırıcı bitler takımının Menoponidae ve Philopteridae familyasına bağlı bazı bit türleri güvercinlerde de asalak olarak bulunurlar. Güvercinler üzerinde bulunan tüm bit çeşitlerini ben bu yazı kapsamında kabaca “güvercin biti” olarak adlandıracağım.
Burada önemle belirtmek istediğim bir nokta, güvercinler üzerinde bulunan bit türlerinin hiç birinin insana bulaşmayacağıdır. 3500 kadar çeşidi bulunan bit, üzerinde yaşadığı canlıya göre özelleşmiş bir yapı gösterir. Hatta aynı canlı üzerinde canlının farklı bölgelerine özelleşmiş bit türleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla güvercin üzerinde yaşayan bir bit çeşidini insanın üzerine taşırsanız bu bit insanın üzerinde yaşayamaz ve ölür. Çünkü güvercin bitlerinin tümü tüy ve telek yiyebilecek bir çene yapısına sahiptirler. İnsanda görülen bit türleri sadece kan emerek yaşayabilen Anoplura takımına ait alt türlerdir.
Kuşların çoğunda vücudun değişik bölgelerinde yaşamaya uyum sağlamış en az 4 ya da 5 tür bit aynı anda asalak olarak yaşamını sürdürebilir. Güvercinler üzerinde yaşadığı saptanmış bit türleri şunlardır.
GÜVERCİNLERDE GÖRÜLEN BİT TÜRLERİ
1 ) Menopon gallinae : Menoponidae ailesindendir. Antenleri 4 parçalı ve uzundur. Gövde iki parçalı bir görünümdedir. Ayak uçlarında bir çift tırnak taşır. Tavuk biti ya da kırmızı bit adı ile bilinen bu bit türü, daha çok tavukların üzerinde bulunmaktadır. Sarımsı bir rengi vardır. Üzerinde kırmızı benekler bulunduğu için “kırmızı bit” adı ile de anılır. Bu bit türü tavukların yanı sıra nadiren güvercinler ve kanaryalar üzerinde de görülmektedir. Tüy ve telek yiyerek yaşar.
2 ) Goniocetes piageti : Philopteridae ailesindendir. Antenleri 5 parçalıdır. Ayak uçlarında bir çift tırnak taşırlar. Tüy ve telek yiyerek yaşarlar. Evcil ve yabani kuşlarla birlikte yoğun olarak güvercinlerde de bulunurlar. Rengi sarı, kahverengi tonlarındadır.
3 ) Goniocetes compar : Philopteridae ailesindendir. Antenleri 5 parçalıdır. Ayak uçlarında bir çift tırnak taşırlar. Tüy ve telek yiyerek yaşarlar. Evcil ve yabani kuşlarla birlikte yoğun olarak güvercinlerde de bulunurlar. Rengi sarı, kahverengi tonlarındadır.
4 ) Columbicola columbae : Philopteridae ailesindendir. Antenleri 5 parçalıdır. Ayak uçlarında bir çift tırnak taşırlar. Tüy ve telek yiyerek yaşarlar. Evcil ve yabani kuşlarla birlikte yoğun olarak güvercinlerde de bulunurlar. Rengi sarı, kahverengi tonlarındadır. Diğer güvercin bitlerine göre daha uzunumsu bir yapısı vardır.
Güvercinlerde görülen bu bit türleri daha çok mevsimlik bir şekilde ortaya çıkarlar. Kış aylarında güvercinler üzerinde nadiren bite rastlanır. Ancak havaların ısınması ile birlikte aniden bütün kuşlarımıza yayıldıklarını görüp şaşırabiliriz. Güvercin bitlerinin üremesi için yaz mevsimi ideal koşulları sağlar. Tüy değişim dönemleri ise bitlenmenin en yaygın dönemlerini oluşturur. Bu dönemler bit açısından bol besin vardır. Uzun süre üzerinde bit barındırmış güvercinlerin özellikle kuyruk ve kanat teleklerinde bitlerin yemesi sonucu oluşmuş delikler ve belirgin zedelenmeler gözlenebilir.
Bit üzerinde yaşadığı güvercini hemen hemen hiç değiştirmez. Hatta güvercinin bir nedenle ölmesi halinde üzerinde yaşayan bitlerde sonradan ölürler. Ancak güvercinler arası kavgalar, çiftleşme, ortak beslenme ve sürtünme gibi yakın temas durumlarında bit diğer kuşa geçebilir. Aslında salmamızda bir kuş bitlendiyse ve biz onu hemen tespit edip ayırarak tedavi yoluna gitmemişsek büyük bir ihtimalle bit, salmamızdaki tüm kuşlara kısa zamanda yayılacaktır.
ÜREMESİ
Kuşlarda görülen bit çeşitlerinin hepsi, yumurtadan erişkin hale gelinceye kadar olan tüm yaşam evrelerini asalak olarak yaşadığı kuşun üzerinde geçirir. Erkek bite göre biraz daha büyük olan dişi bit, sirke adı verilen yumurtalarını tek tek yada topaklar halinde üzerinde yaşadığı kuşun tüyleri üzerine yapıştırır. Oval yapıda olan yumurtaların bırakılma yerleri türlere göre farklı olabilir. Bırakılan yumurta sayısı oldukça fazladır. Tek bir dişi bit bir seferde 20 kadar yumurta bırakır. Yumurtaların döllenmeden canlı kalma süreleri birkaç gün kadardır. Koşullar elverişli ise üreme hızı çok yüksektir. Yumurtalar ( sirke ) bir- iki hafta içinde çatlar ve bazı evrelerden geçerek erişkin biçime ulaşır. Yumurtaların erişkin biçime gelme süresi ortama, çevre sıcaklığına ve bit türüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu süre ortalama, 30– 45 gün arasındadır.
Kuşlarda son derece yaygın olarak görülen bitlenme genellikle kuşa ölümcül bir zarar vermez. Ancak bitlenme aşırı boyutlara ulaştığında kuşlar bu asalaklardan çok rahatsız olurlar ve sürekli kaşınmaya başlarlar. Gagaları ile kendilerini temizlemeye uğraşırlar ancak bitlerle baş edemezler ve strese girerler. Bu temizlenme sırasında gagaları ile kendilerine ufak yaralar açabilirler. Bu yaralar çeşitli hastalıkların bulaşmasına ortam hazırlar. Ayrıca oluşan stres, kuşun güç kaybetmesine ve gene bir çok hastalığın oluşmasına zemin hazırlar. Bit, bir kez bir kuşumuzda görüldüğünde salmamızda bulunan diğer kuşlarımıza da hızla bulaşabilir. Bu aynı zamanda bazı hastalıkların sağlam diğer kuşlara bulaştırılma riskini de artırmaktadır. Güvercinlerde görülen bitler, kuşlarda kilo kaybına neden olarak da hastalık riskini artırıcı etki yapmaktadırlar.
24 Temmuz 2007 Salı
Gay ( eşcinsel ) güvercin olur mu?
Forum sayfası http://forum.guvercin.web.tr/viewtopic.php?p=9779 adresinden derlenmiştir. Açıklamaların devamını http://forum.guvercin.web.tr sitesinden takip etmenizi tavsiye ederim.Arkadaşlar kümesimde aynı dönem yavrusu biri posta diğeri mardin iki erkek güvercin var. Bunlar yeni kızmalıktan çıktı ve tambir erkek gibi dişilere ötüyorlar ancak bu hayvanlar eş kaptı yan yana geldiklerinde normal bir çift gibi sevişiyorlar hatta binişiyorlar. Ancak bir dişi güvercin gördüklerinde azgın bir şekilde kur yapıyorlar.
Kuşların ikisininde erkek olduğu kesin.
Neyapmalıyım?
_________________
ABDULLAH ÖZDEMİR.
Selamlar,
Bende kışın ayırdığım kuşlarımı baharda tekrar eş yapmakta geciktiğim zaman aynı sorunu gözledim. Hayvancağızların fıtratı bozuluyor. İnsan eli düzeni alt üst edebiliyor.
Saygılar..
_________________
Merhabalar
Bende aynı sorunu bir kuşta yaşamıştım, kuşu elden çıkarınca sorun bitti, bir daha yaşamadım.
Kışın ayırmayıp boşa yatırmam da (yumurtaları atıp, plastik yumurta koyuyorum, bu kış hiç yavru almadım)belki bu sorunun oluşmasına engel oluyor diye düşünüyorum.
Genelde kışın erkek dişi ayırımı olduğu zaman daha çok oluyor diye bende duymuştum.
Sevgiler, saygılar.
_________________
selamun aleyküm apo bey.erkek kuşların ikisinide ayrı ayrı dişilerle eşleştir.eger dişilerle eşleştikten sonrada birbirlerini ararlarsa yapacak birşey yok.kolay gelsin
herkese merhaba. bendeki bir çift erkek kuş tüm çabalarıma rağmen ayrılmadı. çok komik bir manzaraydı. biri diğerini ensede kovalıyo, kovalanan köşeye sıkışınca o diğerini kovalamaya başlıyo, o sıkışınca diğeri. Laughing denemek için altlarına yumurta koydum yavruyu çıkardılar ve inanılmaz güzel baktılar ama uyuz oldum onlara ve iki kuşu da ayrı kişilere hediye ettim.
_________________
Merhaba,
Kümesinizde sayı fazlalaştıkça ve dişi-erkek dengesi bozuldukça bu türlü olaylar kaçınılmaz hale gelebiliyor. Bende de dişi fazlalığından bu türlü durum olmuştu. Kızışgınlık nedeniyle dişiler yuva kızıştırıp duruyorlardı. Her dişi yumurtladığından yuvalıkta 4 tane dölsüz yumurta oluyordu. Erkek sayısı ayarlanınca durum normale dönüyor neyse ki.
Benim ise en çok canımı sıkan durum; yavrusu olan veya dişisi yumurta basan bazı erkeklerin gidip yuvasında ana-babasını bekleyen küçücük yavrulara bulaşmasıdır. Asla kümesimde olmasını istemediğim bir durum bu. Bu durum kümesin kalabalığından falan kaynaklanmıyor. Böyle erkeklerin bence soysuzluğundan ileri gelen bir durum bu. Böyle güvercinlerin de kümesten derhal uzaklaştırılmaları gerekiyor. Ne kadar orijinal, ne kadar hünerli olursa olsun bence kesip te yenilebilecek tek güvercin bu türlü olanlarıdır.
Niyazi Ertürk
_________________
Arkadaşlar bana kızmayın ama bişeyi itiraf etmem gerek;
Erkekleri ayırıp iki dişiye ayrı ayrı eş vurdum, kaptılar ancak mardin ırkı güvercin tekrar eski erkek eşine sulanmaya başladı, posta düzeldi bi sorun yok erkeklerle işi olmuyo artık eşiyle çok mutlu.
Ama mardin bu iki çifte huzur vermeyince bende sinirlendim ve kesip arkadaşlara yedirdim.
Dorumu yaptım yanlışmı bilmem.
_________________
ABDULLAH ÖZDEMİR.
_________________
Aleyküm selam...
öncelikle başlığa deyinmek istiyorum...
Ben şahsen yaşadığım için bildiğimi düşünüyorum.
erkek diğe bildiğim kuş dişinin altına yatıyor,daha sonra dişi erkeğin altına yatıyor..bu böyle sırayla olurdu hangisi dişi hangisi erkek hiç anlamadım en sonunda birine verdim.Yani bana göre Homo kuşlarda oluyo Rolling Eyes
_________________
MrFelix bir kuşun erkekmi dişimi olduğu hangisinin alta yattığından anlaşılmaz, her ikiside sırayla alta yatıp çifleşiyorsa bu durum eşlerin sadakatini gösterir. Benim gözlemlerimde uzun süre eş kalan kuşlarda budurum sıklıkla oldu.
Dişi kuş erkeğe göre daha kalıpsızdır, boynu incedir, erkek güvercin ise dişisinin etrafında ve kendi etrafında dönerek kur çeker, dişi böyle kur yapmaz.
_________________
ABDULLAH ÖZDEMİR.
Bakış açın için tşk.
tam olarak,dişi kuşun erkeğin üstüne çıkıp eş almasının normal olduğunu ve bunun eşler arası sadakattan olduğunu mu söylüyorsun?
_________________
Selamlar,
Su anlattiginiz turden yavrulara sulanan kuslar benim kumesimde bir kac kez karsilastim ve bu tur kuslarda belki bana denk gelenler oyle idi ancak bu kuslar yuzde seksen renkleri bozuk kuslarda vardi boyle bir ozellik yani bir siyah ile kirmizidan gelmis burada pal deniyor yani kirli kahverengi gibi veya acik gumusi dolapci erkekler yapiyor bu tur durumlari bu yuzden bu tur renge sahip kuslari gorunce ilk aklima bu olaylar geliyor.Aklima gelmisken yazayim gecen ay Engin bey Sydney deki yetistiricileri ziyaretinde seyrettigi bir dolapci erkegi denemem icin bana getirip hediye etti ancak bu kusun rengi gumusi acik kizil gibi birsey bu kusu ilk gordugumde aklima ilk daha onceki diger kuslar geldi ve kendi kendime bir raslantidir dedim ancak ne zaman kumese koydum bu kusta ayni olayi yapiyor gidiyor yavrulari durtuyor eslesmeye calisiyor suan eslestirdim ve ayri bir bolmede duruyor sizce boyle bir durumun renk genetigi ile bir ilgisi olabilirmi?
_________________
Merhabalar.
Normalmi anormalmi bilmem ancak kendi kümesimdeki yıllık eş kuşlarda bu olaya sıklıkla rastlıyorum.
Bir senedir aynen devam edenler var ancak erkekte bi sorun yok süper yavru alıyorum.
_________________
ABDULLAH ÖZDEMİR.
merhabalar,kısın eslerın ayrı tutulmasında (dulluk sıstemı),guvercınlerın asırı beslenmesı ve kızısmaları sonucunda bırde kumesler bırbırıne yakın ıse ve ayrı kumeslerde öten kuslar bırbırlerını duyarsa erken ese gelıp kumes ıcınde gerek erkekler gerekse dısıler hemcınslerıyle eslenebılıyor.bu konuda genetık olmasını ayrı tutarsak ,bızım yaptıgımız bazı yanlıs uygulamalar da (mevsımıne gore beslenmemek ve kumes ıcınde erkek dısı sayısındakı dengesızlık vb) bastırılmıs duyguları(!) Smile ortaya cıkartabılıyor.selamlar.
_________________
selcuk
_________________
Selamlar dulluk sisteminde özellikle dişilerde kendi aralarında eşleşmeler ve boş yumurta yapmalar görülebilir.Bunu önlemenin çeşitli yolları vardır.
1-Dişiler mümkün olduğunca hafif beslenir ve ağır kümes uçumu yaptırlır.
2-Dişiler arada sırada erkelerinin yanına verilir ve eşleşmeleri sağlanır
3-Kümesler mümkün olduğunca karanlık tutulur
4-Dişiler kümeste serbet bırakılmaz ve her yuvaya bir dişi kapatılır.
bu önlemler artar gider mesela Ekmel kardeşimizn yaptığı bir çekimde belçikalı bir yarış olan louis van der wielen dişilerin kümesine bekar tünkleri koymuş bunun dışında dişilerin yanyana gelebileceği her hangi bir yer yok.Yana yana gelip eşleşmeleri için yere inmesi gerekir bunuda yere bir adet ispenç ırkı horoz koymak suretiyle çözmüş ve horoz nedeniyle kuşlar yerede inemiyor.Sadece yem saatinde horoz kümesten alınıp dişilerin yere inmasi sağlanıyor.Yine izlediğim bir cd 'de hollandalı ünlü şampiyon kees basua dişi kümeslerinin tabanını birbirini kesen ve iç içe geçen tabana konmaya müsait olmayan ızgara seriyor.ızgaralar kümesin yan duvarlarından yere doğru içi içe geçecek biçimde olduğu için düz bir satıh oluşturmuyor ve kuşların tüneklerden başka bir yere konmasına imkan tanımıyor.Bunun resmini bulursam sizinle paylaşırım.Zira yazıyla izah edilemiyor.Bir başka yöntem ise tabana çok sık aralıklarla uzunlamasına yerden 4-5 cm yükseklikte ipler serilir.Kuşlar bu iplere bastığında rahat yürüyemediği için tabana inmez.Yöntemler değişsede amaç bellidir dişilerin kendi arasında eşleşmesini önlemek.
Saygılar
Rahmi Bozkır
Slm arkadaşlar ben kuşların ayrılmamasından yanayım; yani kışın eşlerin ayrılmasından bahsediyorum. Bu hayvanların doğasını bozuyor. Dişiler dişilerle erkekler erkeklerle eşleşiyor ve buda insan elinin değmesi ile meydana geliyor. Ben eşlerin kış döneminde ayrılmasına şiddetle karşıyım.
Nedeni ne olursa olsun eşler ayrılmamalı.
Ben kış veye yaz döneminde eşlerin ayrılmasını kısırlaştırmayla denk görüyorum.
Benim görüşüm bu.
Saygılar.
_________________
Merhaba,
Üretim bölümünde ''Güvercinlere Doğum Kontrolu" diye bir sayfa açmıştım. Söz konusu sayfada "güvercin hapı" ile Avrupa'da çoğalan yabani şehir güvercinlerinin nüfusunu kontrol altına alındığını bildirmiş ve bu hapın evcil güvercinlerde kullanılmasının nasıl karşılanacağını üyelere sormuştum.
İlacın hiçbir yan etkisinin bulunmadığı, bunun klinik deneylerle kanıtlandığını, erkek güvercinde libido, dişi güvercinde ise boş yumurtaya neden olduğu açıkça belirtilip, bu uygulamanın Avrupa'da bulunan tüm Hayvan Koruma Dernekleri tarafından desteklendiği belirtilmektedir.
Ahmed Ali bey'in görüşüne katılıyorum. Ayırma yöntemiyle doğanın dengesini kendi ellerimizle bozuyoruz kanaatindeyim. Eşleri ayırıp, üstelik birbirlerini görecek şekilde kapalı tutulmasını ve sonra da fıtratlarını bozup yanlış eşleşmelere sebep olunmasını ben de etik bulmuyorum.
www.taubenpille.de
Ufuk Alagöz
_________________
Ya kusurumu bağışlayın, konunun başlarında bahsedildiği için sorucam. Güvercinler gerçekten de yeniliyor mu, çünkü ben yeniilmiyorlar diye biliyorum.. Merağımı bağışlayın.... Sevgilerle...
_________________
Arkadaşlar yazılanlar açık salmalarda sürekli olan şeylerdir. Asıl bu işin ustaları filo kuşlarıdır. Ama onlarda da dolaba kapatılarak besleniyorsa canahcılık olarak tabir edilen bu hatalar görülmemektedir. Kuşlar yavruluklarından itinaren dolapta beslenirse bu hataların olmayacağından emin olabilirsiniz.
Benim de daha değişik bir gözlemim oldu benim beslediğim kuşlardan çıkan dişi yavruların büyük bir bölümü erkek özellikleri sergiliyor. Bir kuşa eş oluyor ve en az 1-1,5 yaşına kadar erkek bir kuş ne yaparsa onu yapıyor. En son iki yavru almıştım çelimsiz olan kuş bahsettiğim kuşların yavrusu kocaman erkek yavruya eş olmuş ellemedim çünkü dişi olduğunu tahmin ediyordum ama bu kuş erkek kuşu kendisi dişi olmasına rağmen tahritleyip kovalıyor. Kocaman kuş yem yiyemiyor. Bu kuşun annesi ve bazı akrabaları bu şekilde davranış sergiliyorlar. Arkadaşlardan böyle bir olaya şahit olan var mı? Yalnız bu kuşlar dişi dişiye katiyen eş olmuyor.
2 hafta önce bir arkadaşım Tarsus'tan bir çift şami getirdiğini söyledi benimde gelip kuşlarını görmemi istedi neyse gittim dama önce bak bu erkek dedi dolaptan dama attı erkek cok güzel bir şami sonra bir şami daha attı oda bayagı güzel bir erkek ee dişi dedim ? işte bu dedi Smile Erkek kuş erkeğe eş olmuş benim başıma gelmedi ama bu olaya sahit oldum cok sasirdim.. Çülükler birbirinin üstüne cikabiliyor kızma döneminde Murat bildigim kadarı ile sen Adana yerlisi besliyorsun bu Adana yerlilerinde cok olan bir olay ama sana tavsiyem şudur kardeşim çülük kuşu söküp terbiyesini verdikten sonra kızmasını bekle ama hemen meyil verdiği kuşun önüne atma atıyorum çülüğün kızgınlaştıgını görüyorsun damda geriliyor vs vs.. hemen çift edim sevdasına kapılmamamız gerekiyor kızgınlaşmaya başladıktan en az 1 ay sonra çift edersen daha iyi verim alacağın ve erkekmi dişimi olduğundan emin olacağın kanısındayım..
_________________
güvercinlerde aynı anne babadan yumurta kardeşlerinin eşleştirilmesi

Aşağıdaki fikir alışverişini http://forum.guvercin.web.tr/viewtopic.php?p=9779 adresinden aldım, çok faydalı bulduğum için güvercin sitemize aldım. Forum sayfasını http://forum.guvercin.web.tr/viewtopic.php?p=9779 'den takip etmenizi tavsiye ederim.
selam arkadaşlar; kendimce ii saydığım aynı anne babadan bir çift göküm var bunları birbirleri ile ya da anne babaları ile eşleştirip yavru almak istiyorum. bu konuda deneyimi olan veya yardımcı olabilecek arkadaşların görüşlerini öğrenmek istiyorum. [/b]
_________________
Levent GÖNEÇ
: 22 Jan 2006 3:55 :
kuşların özelliklerini ve istediğin özelliklerin ne olduğunu yazarsan sana yardımcı olabilirim her kuş iyidir ama hangi vasıflara sahip olduğu onun kalitesini gösterir istenilen özellik uzun zamanda sabır,akıl ve birazda şansın yardımıyla çıkarılabilir...
: 22 Jan 2006 9:21 :
derin bey teşekkür ederim. benim merak ettiğim şu, aynı anne babadan olan kardeşlerin eleştirilmesi ile elde edilen yavruların kalitesi ne olur. oyunlarında kardeş olmalarından dolayı bir bozulma olabilirmi veya yavrularda bir sakatlık meydana getirirmi böyle bir eşleştirme.kuşlarımın özelliklerini sormuşsun; her ikiside yarım metreye girebilen ortalama 10- 15 metre fişeği olan kuşlar. erkeğin görev sayısı güzel 1 saat içinde ortalama 15 görev yapıyor dişi ise 5 saat uçuyor fakat erkek kadar görev yapmıyor.fakat ineceği zaman görev sayısı çok fazla oluyor. bunlar aynı yumurta kardeşleri ama oyunları çok farklı.dişisi havada zig zag çizerek kapanarak hedefe geliyor, erkekse uzun veya kısa mesafeden farketmiyor tek hamlede kapanarak görev yapıyor.ikisininde görevden sonra gezme özelliği var.erkek araları fazla uzatmıyor.yapışma taklasız inme diye bir şey yok. dişisi zaten inemiyor dışarıda kalıyor çoğu zaman. nedersiniz böyle kuşları birbirine vurarak yavru almam doğru olurmu.kuşlarım teleklerini atmış kuşlardır.fakat daha yavruya kusmadılar.
_________________
Levent GÖNEÇ
22 Jan 2006 23:39 :
Capraz yöntemle devam etmenizi tavsiye ederim ben, her cikan yavrulari birbirine vurarak soy takibi yapilamaz zaten. Ama yavrulari ebeveynlerle ciftlestirirseniz ve de iyi bir sabir gösterirseniz güzel bir soy takibi yapabilirsiniz.
23 Jan 2006 19:03 :
Yumurta kardesleri elbetteki birbirleriyle eslestirilebilir. Ama soy takibi yapilacaksa her yumurta kardesini birbiriyle eslestirerek soy takibi yapilamaz. Bu sekilde dedeyle torunun bir kan bagi bulumamaktadir.
23 Jan 2006 19:16 :
Söyle bir yol da cizilebilir. Farkli veya ayni soy, ama iyi damar olan anne ve babadan alinan yumurta kardesleri birbirleriyle es edilir. Genetik bir bozukluk olmadigi takdirde, cikan yavrular yine birbirleriyle es edilir. Bunlardan alinacak yavrularda dede ve ninesiyle es edilir. Dede ve nineyle ciftlesen yavrularla sabir ve özveri isteyen bir soy takibi baslatilmis olur. Yalniz tavsiyem soy takibi yapacagim diye cikan yavrulari ucurmadan seyretmeden damizliga cekmeyiniz.
23 Jan 2006 21:59 :
verdiğiniz biligilerden yola çıkarsak kuşlarınızın ikiside kalite sayılabilir eksikleri yok değil erkeğin uçuş saati az dişinin fazla ideali 2/4 saattir bol seferli kuşlarda 2 saat az seferlilerde 4 saattir kendilerine göre farklı özellikler gösterir bu kuşlar şimdi sizin kuşlarınız aynı anne babadan çıkmasına rağmen çok farklı özellikler göstermişler anlaşılan o ki anne babaları farklı kan kuşlar erkeğin özellikleri dişiden biraz daha iyi benim önerim erkek kanına dönmeniz olur aynı kardeşleri birbirine vurarak yapılan eşlemeler sonucunda ırkta ancak seleksiyon yapabilirsiniz ve ilerlemeniz bu kuşların içinde taşıdıkları özellikleri en iyi şekilde ortaya çıkarmak olur fakat hiç olmayan bir özelliği çıkarma imkanınız yok bunun için farklı kan kuşları girip çıkarak özellik katabilirsiniz eğer ben bu kuşların özelliklerini seviyorum bunları çoğaltmak istiyorum diyorsanız aynı kardeşleri (alt üst devre) çaprazlayarak yola devam etmenizi öneririm ama enin de sonunda kuş girmeniz gerekir zira sakat,yozlaşmış kuşlar bu şekilde uzun süre üretimler sonucunda ortaya çıkıyor ancak soy içi seleksiyonda istenilen bazı özellikler baskın hale gelebiliyor yani siz her iki metoduda kullanarak kuşlarınızı istenilen seviyeye çekebilirsiniz anlatılan metodların bilimsel olarak kullanılanları piyasada mevcut biraz araştırırsanız bunlarıda bulacağınıza eminim ama genel çerçeve bundan ibarettir saygılarımla....
23 Temmuz 2007 Pazartesi
Ala Güvercinler

Ala Güvercinler
Kuşlar akbaş olarak adlandirilan performans güvercinleridir. Yurdumuzda güvercin besleyicileri tarafından pek tanınmazlar. Başlıkta olduğu gibi "ala güvercin" deniliyor. .kuşların temel özellikleri tepeli oluşu ve kanatlarının sagdan ve soldan 8 veya 10 arasi beyaz olmaları aynı zamanda kuyruk bembeyaz olması makbüldür..
21 Temmuz 2007 Cumartesi
Güvercinler Dünyası,Güvercin Irkları,Güvercinler,Güvercin Hastalıkları,Güvercin Vitaminleri,Satılık Güvercinler,Güvercin İlaçları,Güvercin
GENEL BİLGİLER
Kolera adı ile bilinen bu hastalık, insanın yanı sıra kedi , köpek, tavşan gibi evcil hayvanlarda ve at, eşek, inek keçi gibi çeşitli hayvanda da gözlenmektedir. Hastalığa neden olan Pasteurella bakterisinin bir çok çeşidi bulunmaktadır. Bu bakteri ilk kez 1880 yılında Fransız bilim adamı Louis Pasteur tarafından bulunmuş ve ayrı bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Güvercinlerde hastalığa neden olan mikrop, bu bakterinin Pasteurella multocida adı verilen bir türüdür. Güvercin kolerası olarak adlandırabileceğimiz bu hastalık, hayvanlardan insana bulaşabilen bir özelliğe sahiptir. İnsana bulaşma daha çok hastalığı taşıyan evcil hayvanların insanı ısırması ya da tırmalaması gibi olaylar sonucu gerçekleşmektedir. Bu nedenle güvercinden insana bulaşma fazla yaygın değildir. Gene de bu hastalığı taşıyan kuşlara sahipsek dikkatli davranmak gerekmektedir. Hastalık, kanatlı kümes hayvanlarında ve kuşlarda yaygın olarak"
Güvercinlerde Tuz İhtiyacı
Dr.JP Stosskopfun haziran 1992 tarihli makalesinin dilimize çevirisidir.Yazar metnin kullanılmasını izne bağlı tutmuş olup metnin çevirisi ve yayını için kendisinden izin alınmıştır.
Tuzun yaşam için vazgeçilemez olduğunu herkez bilir.Sodyum klorür;kan sindirim suları,kas dokusu vesaire gibi organik yapı taşlarından sodyum ve klorun kaynağı olarak organizma için gereklidir ve osmos fenomeniyle vücudun sıvı dengesini sağlar.Bu denge iki etkene bağlıdır:Emilmiş su miktarı (tuzsuz olarak) ve yoğaltılmış tuz miktarı. İdeal olan şekil bir tarafta temiz su kabı iken diğer tarafta da bir tuz tası bulunmasıdır. Birçok yetiştiricinin yaptığı budur.Ancak dikkat,öncelikle gerekli ve yeterli tuzu sağlamamız gereklidir. İlkinde güvercinler tuzu aşırı yiyeceklerdir.O halde ilk tuz verişte çok dikkatle gözetimde bulunmamız gerekmektedir.Her aşırılığın organik ağır etkileri olabilir ki ishal,böbrek yetmezliği hatta emilmiş tuzun 5 gramı geçmesi halinde ki bu bir kahve kaşığı kadardır ölüm hali bile görülebilir.Daha sonraları sadece küçük temiz bir kapta her zaman tuz olduğuna gözkulak olmak yeterli olacaktır.Aksi takdirde herşeye yeniden başlamak gerekebilir.
Birçok yetiştirici kümese tüm taşlardan,mıcırlardan, granit parçalarından koyduklarını söylemekteler. Evet ama bunların hiçbirinin tuz içermediğini biliyorlarmı? Bunu anlamak çok basittir…tadına bakın.Aslında tuzun mevcudiyeti bu ürünleri higroskopik hale getirir yani bunlar havadaki nemi sabitleştirir ve yapışkan,macuni bir hal alırlar.Bu demektir ki yukarıda belirtildiği gibi bir kenara içine kilograma iki kahve kaşığı esasına göre tuz katılmış mıcır konmuş temiz bir kabı bırakmak gerekmektedir.Güvercinlerde tuz eksikliği olursa ne olur? Tel örgüde beslenen kuşlar bir parça tuz elde edebilmek amacıyla daha fazla su içmeye başlar ve buna bağlı olarak su bazlı sürgüne yakalanırlar. Bunun sonucunda da fazla su kaybına bağlı zayıflık,vücud erimesi oluşur.Tüyler yumuşaklığını kaybeder ve dikleşir ve kırılganlaşır,eşleşme yavaşlar, yavru kızmaları fenalaşmaya başlar. Otopsi yapılırsa kaslar ıslak görünür,içten sert ve kurudurlar,kalp küçülmüş ve kurumuştur.Bundan birkaç ay önce ben ve genç veterner arkadaşlar üremenin neredeyse sıfıra düştüğü,yavru kızmalarının satılamaz ,zayıf, mutsuz ,kılıksık hale geldikleri büyük bir güvercin üretim merkezini (3000 güvercinlik) gördük.Yetişkinlerde ard arda gelen haftalık beş altı ölüm.zayıflık,kalp küçülmesi ve kirli bir tüy yapısı.Vitamin ve toniklere rağmen tohumların ve yem çeşitlerinin yararı anormal derecede zayıfdı.Devamlı bakım halindeydiler. Bütün bakteriyolojik ve parazitolojik aramalar titizlikle görülmüştü.Yetiştiriciden bölgedeki diğer bir merkezde de aynı sorunlarla karşılaşıldığını öğrendik.Bu dert bakıcının zemini didikleyen güvercinlerin taze bir hayvan dışkısını gagaladıklarını tesbit ettiği güne kadar haftalarca devam etti…Yani litre başına,içme suyuna 2,3 gün 10 gr. Tuz atmayı deneyin. Herşey 24 saatte değişecektir.Daha sonra 1 kilo mıcır içine 15 gr. tuz karıştırın ve herşey düzene girsin.Unutmayın ki yetiştiricinin gözetiminin yerini hiçbirşey tutamaz.
Hergün dışarıya bırakılan kuşlar için ya da tam olarak bizim posta güvercinleri gibi uçurulan kuşlar için de sorun aynıdır ancak çözüm biraz daha değişiktir.Gerçekten de eksiklerin arzulandığı yetişme dönemi mineral ihtiyaçların da dorukda olduğu zamandır. Bu yüzden güvercinler eksikleri gidermek uğruna her yolu denemeye hazırdır.Pis de olsa herşeyi gagalayacak,özellikle sulu şeylere eğimli olacak, gübreli tarla toprağından yiyeceklerdir. (potasyum klorür gübre % 50 toksik tuz içerir).
Sonuç sulu ishal, morarma ve gübreyle beslenmeden dolayı gençlerin ölümü. Ve amatör tamamen sarsılmış biçimde ” ben mıcır,gaga taşı,granit koydum bilinçli bir şekilde ” dese de bunların tuz içermediğini maalesef unutmuştur. Bu arada % 2 , 3 arası tuz gibi birşey içeren tuz pudraları mevcuttur.Bu şekilde düzenli tuz ihtiyacı sağlanabilir.Ancak aynı kapta mıcır ve kum da olduğu zaman bu pudranın yoğunluğu epeyce artar ve hızla tuz aşırılığına varılır; yavrularda ishal on gün içinde başlar,yuva etrafı cıvık dışkıyla çevrilir ancak hastalıkda olduğu gibi zayıflama yoktur.Çözümü basittir,bu pudra yavru yeme düşene kadar kaldırılır.Dört beş hafta hiçbirşey verilmez ve herşey düzelir.
JP STOSSKOPF
Çeviri:Yahya Kemal Yılmaz



