Güvercin ve Güvercinci

10 Kasım 2007 Cumartesi

Arap Bülbülü

Arap bülbülleri arkadaş yanlısı ve gürültü çıkaran kuşlardır.
Adları bülbül olmasına rağmen «Arap bülbülleri» nin hepsi seslerinin güzelliğiyle tanıdığımız normal bülbüllerden değildir. Birçokları çift veya sürü halinde bulunan arkadaş canlısı kuşlardır.
Yaşadıkları bölgelerin en yaygın kuşları arasındadırlar. Bazıları sıik ormanlarda genellikle yere yakm yaşarlar, başkaları tropikal ve astropikal ormanların orta ve üst katlarına rağbet eden kuşlardır. Ovalarda ve ekili alanlarda çok kere ağılların ve evlerin yakınlarına yerleşenleri de vardır.
Tropikal sinekkapanlar'a benzeyen bu orta irilikteki (uzunlukları 15 - 22 santimdir) ve gösterişsiz kuşların yüz kadar türü bulunur. Afrika, Asya ile Uzak Doğu'nun sıcak kısımlarında yaygın olarak yaşar ve «Pycnotidae» ailesini meydana getirirler. «Arap bülbülü» (Pycnonotus xanthopygos), denilen bir türe Anadolu'da ovalarda da rastlanır. Başı kara, sırtı külkahverengi, karnı ise daha açık olan bu kuş 20 santim uzunluğundadır. «Adi Arap bülbülü» nün, fevkalâde olmamakla beraber enerjik bir ötüşü vardır.
Bütün Arap bülbülleri'nin boyunları ve kanatları kısa, kabarık ve ipek gibi tüylerden meydana gelen kuyrukları uzundur. Gaga, türüne göre ayrılık gösterir. Kısa ve koni biçimli, ince ve uzun veya keskin kancalı olabilir. Erkekle dişi kuşun rengi eştir. Çok kere sarıya batmış hissini uyandıran donuk bir zeytuni gri veya kahverengidir. Arap bülbülü yemişler, böcekler ve tohumlarla beslenir. Anlatıldığına göre, «Güney Afrika Arap bülbülü» (Pycnonotus tricolor), yabani yasemin meyvası yemekten sarhoş olunca elle kolayca yakalanabilmektedir.
Filipinler, Hindicini ve Malezya «Sarı butlu Arap bülbülü.
(Pycnonotus goiavier), meyva bahçelerinin ve evlere yakın çalılıkların en yaygın Filipin kuşudur. Yaklaşık olarak 20 santim uzunluğundaki bu Arap bülbülünün kaşları beyaz, sırtı kahverengimsi, vücudunun alt kısmı, özellikle kaba etleri ve üst kuyruk tüylerinin altı limon sarısı rengindedir.
Beyaz gözlüklü arap bülbülü (Pycnonotus xanthopygos), Arapbülbülügiller familyasından küçük bir kuş türüdür.

Serçeden biraz büyükçe, yaklaşık 19-21 cm. uzunluğundadır. Meyve bahçeleri, bostanlar, şehirlerde yaşar. İsrail'de bülbüllerden en çok tanınanıdır.

Kafası ve kuyruğu siyah, kuyruk altı ise sarıdır. Gözlerinin etrafında beyaz bir halka vardır. Akdeniz kıyılarında yoğun olarak bulunurlar. Üreme dönemleri yaklaşık olarak 6-6.5 ay sürer. Yuvanın yerini erkek kuş belirler. Yuva yapmak için gereken malzemeyi dişi ve erkek beraber taşır fakat yuvayı sadece dişi yapar. Çeşitli böcekler, meyve, çiçek ve tohumlarla beslenirler.

9 Kasım 2007 Cuma

Guguk Örümcek Kuşu ve Tırtılyiyenler


Tırtılyiyengiller'e bazı dillerde uygun görülen «guguk örümcek - kuşu adı aldatıcıdır. Zira bu kuşlar ne guguk'larla, ne de örümcek kuşları'yla yakın akrabadırlar. Bununla beraber sekil ve renk itibariyle guguk kugları'na benzerler. Çoğu grimsi veya siyahımsı renkte ince yapılı kuşlardır. Tüyleri de özellikle dişilerde çok kere yolludur. Gagaları da hafif kancalı olup örümcek - kuşları'nınkine az çok benzer. Fakat «tırtılyiyenler» adı bu kuşlara daha uygun düşer «Campephagidae» ailesinin altmış türünün çoğu tırtıl yemeyi çok severler.
Tırtılyiyengiller'de sırtın alt kısmındaki tüyler sert, âdeta fırçamsıdır. Bu kuşlar, kâse biçimindeki açık yuvalarının içine benekli 2 - 5 yumurta yumurtlarlar. Ötmeye fazla meraklı değillerse de, yüksek sesli çağırılan vardır. Çoğu Eski Dünyanın tropikal kuşaklarında barınır, birkaçı Doğu Asya'nın mutedil enlemleri kadar kuzeye çıkar. Bilimsel adlarıyle «Campephaga» larm üç türü Afrika'da yaşar. Erkekleri siyah renklidir, yalnız omuzlarında parlak renkli bir leke bulunur. Başka Afrika türü olan loplu tırtılyiyen kuşun yüzünün yanlarında ufak yuvarlak etleri vardır. Bu türün tüyleri parlak bir sarıdır.
En iri tırtılyiyengiller (Coracina) gri, siyah ile beyazın karışımı olan kestane kargası iriliğinde kuşlardır. Yaşadıkları ormanlık bölgelerde gürültülü çağırılarıyle dikkati çekerler.
«Pericrocotus» türü tırtılyiyengiller'e Hindistan üe komşu ülkelerde rastlıyoruz. Bunların kırmızı ile siyahın, ya da sarı ile siyahın hâkim olduğu parlak renkli tüyleri vardır.
«Büyük tırtılyiyen kuş» {Pericrocotus roseus), Japonya'ya kadiar kuzeye çıkar. Bu tür kışın Malaya'ya ve Filipin adalarına göç eder. Kuşlar bu mevsimde yüksek orman ağaçlarının tepelerinde toplaşan oldukça kalabalık sürüler meydana getirirler.

8 Kasım 2007 Perşembe

Kırlangıçlar -2


Kum kırlangıcı (Riparia riparia), kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından bir kırlangıç türü.
Avrupa ve Amerika'da yaşayan 12 cm uzunluğundaki kum kırlangıcı ev kırlangıcına benzersede üst bölümleri siyah değil, çok koyu boz kahverengidir. Açık arazide, özellikle su yakınlarında bulunur. Yerleşim birimlerinde görülmeyen bu tür koloni halinde kumlu toprakta kovuklar açıp suvatlarda yuva yapar. Yazın Türkiye'nin her bölgesinde görülür.
Kum kırlangıcı, ailenin en küçük üyelerindendir: En çok 13 santim uzunluğundadır. Tüyleri sırtında kül veya toprak rengi, karnı beyazdır. Göğüs bölgesinde kül rengi kahverengi enine bir şerit dikkati çeker. Bu kırlangıç Avustralya, Polinezya ve Güney Amerika dışında her yerde yuva yapar. Yuvası nehrin kıyısındaki bir oyuğun içindedir.
Sert kanatlı kırlangıç (Stelgidopteryx rufipennis), garip adını, kanatlarının kenarındaki törpü gibi küçük çıkıntılardan alır. Yuvası kum kırlangıçınki gibidir, şu farkla ki kum kırlangıcının aksine kalabalık koloniler halinde yaşamaz.
Yaşamak için uçar böceklere muhtaç olan kırlangıçlar göçücüdürier. Fakat birçok küçük kuşun aksine, geceden ziyade gündüz yolculuk ederler.
Soğuk aylarda hemen tamamıyle ortadan kaybolmaları halk arasında bir sürü saçma inanışın yer etmesine yol açmıştır: Bu inanışlardan birine göre, soğuk mevsimi, bir ağaç konuğunda veya bir suyun dibindeki çamurun içinde kış uykusu halinde getirmektedirler.

Kaya kırlangıcı, 15 santim uzunluğundadır. Vücudunun bütün üst kısımları donuk bir toprak kahverengisi, kanat ve kuyruk tüyleri siyahımsı, vücudunun altı önde kirli kahverengimsi beyaz, arkada gene toprak rengidir.
Bu kırlangıçların yuvaları çok kere bir nehre inen yarlarda oyukların içinde veya üstte bir çıkıntının yapıtı koruduğu köşelerde görülebilir. Bu yuva en çak. kır kırlangıcınmkine benzer. Kaya kırlangıcı gagasının nispeten uzun, kuyruğunun ise çatallı olmayıp sadece yarıklı olmasıyle kır kırlangıcından ayırt edilebilir.
Yar kırlangıcı da binaların üzerinde yuva yapmayı öğrenmiştir. Bunu samanlıkların dışına ve yağmurdan korunmaları için saçakların altına oturtur. Bu özelliğinden dolayı saçak kırlangıcı diye de isimlendirilir. Yar kırlangıçlarının yuvası, yanda emziğe benzer bir deliği olan iri bir top biçimindedir. Bu kırlangıçların hâlâ yarlarda yuva yaptıkları ıssız bölgelerde, bir yarın duvarında veya bir nehre inen dik kayalarda bu çamurdan topların yüzlercesi yan yana gruplanmış vaziyette görülebilir. Bu tür Kuzey Amerika'nın batısının çok iyi tanınan bir kırlangıcıdır.

Pencere kırlangıcı, ayaklarının olağanüstü kuvvetli oluşuyla dikkati çeker. Gagası kısa olduğu için, çok geniş gözükür. Kuyruğu da kısa ve sığ çatallıdır. 14 -15 santim uzunluğundaki bu kırlangıcın tüyleri sırtında mavi-siyah, karnında beyazdır. Avrupa ile Asya palearktik kuşaklarında yuva yapan göçücü bir kuştur. Nedense şehirleri tercih eder, bundan dolayı da şehir kırlangıcı diye de isimlendirilir. Yuvası çok kere büyük ve eski binaların duvarlarında göze çarpar. Bu kırlangıç, kır kırlangıcından daha ihtiyatlı olmakla beraber ürkek değildir, ondan daha az hızlı uçar, fakat daha yükseklere çıkar. Yuvası da üstü açık olacak yerde, bir giriş deliğinin dışında tamamen kapalı olmasıyle kırlarlangıcı'nınkinden ayrılır.

Ağaç kırlangıçları, nispeten büyüktür. Bir türü 19 santim uzunluğundadır. Ağaç kırlangıcı renkleri sırtlarında mor parıltılı parlak çelik mavisi, karınları parlak bir beyazdır. Bu kırlangıcın yuvası suya yakın bir kütüğün içindeki oyukta ise de, insanlar tarafından hazırlanmış kuş evlerine de rağbet eder. Sonbahar gelince, bu ağaç kırlangıçları kırlangıcı kalabalık gruplar halinde bataklıklarda, ya da telefon tellerinin üzerinde toplaşır, kısa bir süre sonra ise güneye doğru yola çıkarlar.

Bataklık kırlangıçları ve koşargiller en ilginç kuşu bir koşargildir: Nil timsahının ağzının içine sülük aramaya giren timsah bekçisi (Pluvianus aegyptius). Tarihçi Plinyus şöyle yazıyor: Timsah kıyıda yatarken esnediği vakit, timsah bekçisi dev sürüngenin ağzına girip burasını temizlemektedir, îşine geldiği için timsah da kuşa zarar vermemekte,hatta timsah bekçisi dışarı uçacagı vakit, onu ezmemek için çenelerini oynatmamaktadır.
Timsah bekçisi'nin vücudu dedi toplu, orta irilikteki kafası yağmurkuşugiller'inkinden ufak, bacakları öbür çamurkoşarlarınkinden kısadır. Bu kuşun uzunluğu 20-22 santim kadardır. Timsah bekçisi adı boşuna değildir. Yalnız timsahlara değil, başka yaratıklara da bekçilik hizmeti görebilir. Zira her tekne, yaklaşan her insan, her memeli hayvan, irice her kuş dikkatini çekmekte ve timsah bekçisi bunu tiz çığlıklarıyle etrafına haber vermektedir.
Eski Dünya'nın bataklıkkırlangıçgilleri (Glareolidae) ailesinde, hepsi sıcak bölgeleri tercih eden yirmi üç tür vardır. Adi bataklık kırlangıcı (Glareola pratincola) bu kuşların içinde en iyi bilinenidir. Uzun ve sivri kanatlan, çatallı bir kuyruğu ve güçsüz ayakları vardır. Uçarken böcek yakalamakta kırlangıçların tekniğinden faydalanır. Adi bataklık kırlangıcı Akdeniz bölgesinde yuva yapar.
Adlarından da anlaşıldığı gibi, koşargiller uçucudan ziyade hızlı koşuculardır. Gerek bataklık kırlangıçları gerekse koşargiller sıcak ve kurak ovaları ya da çamurlu alanları severler. Yuva yapma âdetleri aşağı yukarı yağmurkuşları gibidir.

BAYKUŞ KIRLANGIÇLAR'DA vücut uzunca, boyun kısa, baş enli ve yassı, kanatlar nispeten kısa ve güdük, kuyruk uzundur. İri gaga kökünde kuşun alnından daha bile geniştir, ucunda ise kancalı ve boynuzumsudur. Ağız açıklığı gözlerin arkasına kadar uzanır. Çok gür olan tüyleri kamuflaj kurallarına uyar.
Eski Dünya baykuş kırlangıçları, Güney Asya ile Yeni Gine'de ve komşu adalarda yaşarlar. Ailenin tipik temsilcisi Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı (Podargus strigoîdes) denilen karga iriliğinde bir kuştur. Sırtı koyu grimsi kahve rengi zemin üzerinde beyaz ve siyah benekler ve lekelerle süslüdür. Bu renk ve desen kuşun çevresine öylesine uymaktadır ki, Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı'nı, gündüz saatlerini uyuyarak geçirdiği ağaç dallarında seçebilmek pek zordur.
Fakat Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı'nın uykusu o kadar ağırdır ki, bir çiftten biri vurularak aşağı düşürülse dahi yanındaki uykusundan uyanmaz. Buna karşılık gece olunca, Eski Dünya dev baykuş kırlangıcı canlanır ve ava çıkar.
Yavruyken yuvadan alınan Eski Dünya baykuş kırlangıçları, kısa zamanda evcilleşerek sahiplerine alışır ve başına oturacak, hattâ yatağına girecek kadar sokulgan bir hal alırlar. Karakterlerini de değiştirerek gündüz saatlerinde de yemeye başlarlar.

Deniz kırlangıçları orta irilikte veya ufak ve ince yapılı kuşlardır. Göçücü kuşların şampiyonlarıdır.Başlarıyle aynı uzunlukta düz ve ince bir gagaları vardır. Kanatları çok uzun, dar ve sivridir. Kuyrukları orta uzunlukta ve çatallıdır. Ayak parmakları kısa perdelidir. Kırk beş türü bilinen bu kuşlara deniz kırlangıcı denilmesi, uçuşlarının zarafeti sebebiyledir. Bütün türleri son derece hareketli kuşlardır. Gecelerini kıyılarda yerde geçirirler, gündüzleri ise hemen atialıksız havadadırlar. Yiyecekleri balıklar ve böceklerdir. Arada küçük memeliler, kuşlar ve küçük sürüngenler de yerler.

Mor kırlangıç (Progne subis), kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasından bir kırlangıç türü.
Kuzey Amerika'daki en yaygın kırlangıç türüdür. Uzunluğu 20 cm dir. Erkek yanar döner koyu mor, dişi soluk kahverengidir.

Baykuş kırlangıçları ailesinin Güney ile Orta Amerika'daki temsilcileri dev gece kırlangıçları veya öbür adlarıyle potoo lardır. Bu baykuşumsu gece kuşlarının üst gagaları kökünde çok geniştir, ucunda ise daralarak aşağıya kıvrılmış küçük bir kanca halini alır. Alt gaganın ucu da aynı şekilde aşağıya bükülmüştür. Gaga, kuşun kulaklarının altına kadar açıldığından, bir tenis topu ağız boşluğuna kolayca sığabilir. Fakat gaga hemen tamamen tüylerle örtülü olduğundan boynuz maddesinden olan kısmının pek az bir parçası göze gözükür.
Dev kırlangıçları bazen akşam üzeri yurtlarının otlu savanlarının yukarısında, havada kayarken görülebilirler. Fakat geceleri daha çok faaldirler. Bu arada iri ve fırtlak gözleri cep fenerlerinin ışığında altın gibi parıldar.
Dev gece kırlangıcının yuvası çoğunlukla yerden 1.5-6 metre yükseklikteki bir ağaç kovuğudur. Dişi buraya mor ve kahverengi işaretli bir tek beyaz yumurta yumurtlar.
Tropikal Amerika dev potoosu (Nyctibius grandis) 55-60 santimlik uzunluğuyle iri ve ince bir baykuş büyüklüğündedir. Tüyleri ondüleli kahverengi çizgilerle süslüdür, karnı beyazımsıdır. Havla örtülü yavrunun enli başı bir köpek yavrusunu hatıra getirir. Bu kuş çok zaman tüneğinde muazzam ağzı ardına kadar açık olduğu halde durur, sürü halinde ağzına giren sinekler ise ağız boşluğunun mukozasına yapışıp kalırlar. Dev potoo'yu esaret hayatında yaşatmak mümkün olamamıştır.
Bunu deneyen çok olmuştur. Fakat ilk aylar serbest hayatında olduğu gibi normal bîr hayat süren dev gece kırlangıcı, zamanla sünepeleşip miskin bir hale gelmektedir. Biraz daha sonra her şeye karşı isteksiz bir hal alıp hayatla ilgisini kesmektedir. Serbest hayatta alıştığı şartları dahi onu kurtaramamaktadır.

KIRLANGIÇ TANGARASI denilen Güney Amerika kuşu, kotinga'lara benzemekle beraber, tangara'larla akrabadır. Tabiat bilginleri bununla beraber kırlangıç tangara'ları (Tersinidae) denilen bir başka aileye almışlardır.Bun
da, kuşun kafatası şeklinin farklı oluşu kadar, bir oyukta veya ağaç kovuğunda yuva yapmasının da tesiri vardır. Erkek kırlangıç tangâra nın ondüleli siyah çizgilerle süslü ve mavi parıltılı yeşilimsi tüyleri vardır. Dişi kuş daha yeşildir.

ORMAN KIRLANGIÇLARI' YALNIZ ADLARI KIRLANGIÇTIR
BALIKÇIL KUŞLARIYLA başka bazı kuşlarda rastlanan garip, pudralı havlar, ötücü kuşların arasında yalnız orman kırlangıçlarında vardır. Bu pudralı havlar orman kırlangıçları nda, göğüs, baldır ve aşağı sırt bölgelerinde biten beyazımsı ve kısa tüy toplulukları olarak tarif edilebilir. Bu tüylerin ucu, talka benzer bir pudra salıverir.
Orman kırlangıcı'nın uzun kanatları ve kuvvetli bir gagası vardır. Zarif uçuşuyle ün salmıştır. Bir süre havada kaydıktan sonra, kırlangıçlar gibi kısa kısa kanat çırpar. Tabiat bilginleri bu garip kuşların on kadar türünü tanırlar. Artamidae ailesini meydana getiren orman kırlangıçları'nın yakın akrabaları olmadığı gibi, gerçek kırlangıçlarla akrabalıkları da yoktur.
Gündüzün dağınık sürüler, gece ise sıkı kümeler halinde görülen orman kırlangıçları, çayırlarda yetişen yüksek ağaçların tepesinde veya üst dallarının etrafında yaşarlar. Genel olarak suya yakın bölgelerde yerleşir ve tüneklerinden atılarak uçar böcekleri kovalarlar.
Yurtlar; özellikle Filipinler, Yeni Gine ve Avustralva'dır. Sırtları grimsi siyah, karın bölgeleri beyazdır. Uzun ve sivri kanatlan ve mavimsi gagaları vardır Akşam güneş batarken koloniler, sevgili tüneklerinin üzerinde toplaşır, sırt sırta veya yan yana vererek geceyi geçirmeye hazırlanırlar. Böyle bir koloni akşam üzeri ürkütüldüğü takdirde, orman kırlangıçları âdeta patlar gibi dört bir yana dağılırlar. Ortalık karardıktan sonra kolay kolay ürkmezler.
Erkek ve dişi orman kırlangıçları, irilik ve renk bakımından eştirler. Kuluçka, sonra da yavrulara bakmak vazifelerini paylaşırlar. Bazen bir orman kırlangıcı grubunun, otlardan örülmüş açık kâse biçimli yuvalarını küçük bir alana sıkıştırdığı görülür. Güney Asya'da yaşayan 17 santim uzunluğundaki kahve rengi orman kırlangıcı (Artamus fuseus) ve Avustralya'nın yerlisi maskeli orman kırlangıcı (Artamus personatus) iyi bilinen türleridir.

Kırlangıçlar

Kırlangıçlar, ötücü kuşların en güzellerindendirler. Aralıksız olarak sinekleri ve başka böcekleri kovalarken son derece zarif bir uçuşları vardır. Çiftçi, ekin tarlasını biçerken, çok kere, rahatsız olarak kaçan böcekleri yakalamak üzere biçicinin demirinin geçtiği yerlere konup havalanan bir kırlangıç grubu tarafından takip edilir. Bu kuşların kısa, yassı ve üst yarısının ucu kancalı gagalarının çok fazla açılabilmesi bol sayıda böcek kapmalarına yardım eder.
Dış görünüş bakımından kara sağanlara çok benzeyen zarif küçük kırlangıçların göğsü enli, boynu kısa, başı yassıdır. Bacakları kısa ve kuvvetsiz, kanatları uzun, dar ve çok sivri, kuyrukları çoğu zaman derin çatallı, tüyleri kısa ve üstte madenî parıltılıdır.
Kırlangıçlar bütün kıtalara, bütün enlemlere ve bütün yüksekliklere yayılmışlardır. Birçokları insanların evlerine sığınırlar, başkaları dik kaya veya toprak duvarlarına yerleşirler, daha başkaları yuvalarını ağaçların üzerinde bina ederler. Yazı ile kışı arasında çok fark olan bölgelerde yuva yapanları göçücü kuştur.
Kırlangıçların hareket şekli uçmaktır. Yerdeki yürüyüşleri, akrabaları kara sağanların sürünmesinden biraz üstünse bile gene enikonu beceriksiz sayılır. Ötüşleri, insana neşe veren bir cıvıltıdır. Kırlangıçlar şen, sokulgan ve biçimli olduktan başka, gerçekten cesurdurlar. Çevrelerini dikkatle gözden geçirir, dostlarını, düşmanlarını öğrenir ve ancak lâyık olana itimat ederler.
Bütün kırlangıçlar böcek avcısıdır. Fakat daima havada avlanır, duvarların üzerinde duran böcekleri dahi uçarken yakalarlar. Kaptıkları avı parçalamadan yutarlar. Su içişleri dahi uçarkendir. Uçarak yıkandıkları tesbit edilmiştir. Su yüzeyinin hemen yukarısında kanat çırparken, birdenbire aşağı çöker, ya gagalarını, ya da vücutlarının bir kısmını suya daldırır, sonra silkinerek ıslanan tüylerini kuruturlar.
Kıyı kırlangıcı, yıllık 35 000 -36 000 kilometrelik gidiş-dönüş göç yolculuğu ile meşhurdur. Bu akıllara durgunluk verici yolculuğu göze alan kıyı kırlangıçları, önce Kuzey Kutbu'nun yazı esnasında üreme alanlarında dört aylık devamlı gün ışığmln tadını çıkarırlar. Bu kuşlar kuzeydeyken Kuzey Kutbu'yle 8 derece daha güneyi arasındaki kuşakta yaşarlar. Bununla beraber bu türün bazı üyeleri de 40 derece kuzey enlemi kadar güneyde yuva yaparlar.
Birçok türleri, dış duvarı tükrükle perçinlenmiş kil topakları görünüşünde olan marifetli bir yuva yaparlar. Yuvada 4-6 yumurta bulunur. Dişi tek basma kuluçkaya oturur.
Yaşamak için sınırsız bir hürriyete ihtiyaç duyan kırlangıçlar, esaret hayatına gelemezler. Roma'lılar onlardan posta güvercini gibi faydalanmışlardı.
Kırlangıçların en iyi bilineni «kır kırlangıcı» veya öbür adıyla «adi kırlangıç» tır (Hirundo rustica). Kutup Dairesi'nin güneyindeki bütün Avrupa'da, Batı ve Orta Asya'da bulunan bu tür aynı zamanda Birleşik Amerika'nın en iyi bilinen kırlangıcıdır. Bütün kırlangıçlar gibi bunun da ufak ve zayıf bacaklarıyle ayakları vardır, dallara rahatça tüner, fakat ender olarak yürümeye kalkışırlar. 18 santim uzunluğundaki bu güzel kuşun sırtı parlak bir mavimsi siyah, göğsü kızlımsıdır. Uzun ve çatallı kuyruğu beyaz beneklerle süslüdür.
Bu kırlangıç eskiden yarlarda yuva yapardı, ama şimdi yuvasını samanlıkların ve başka binaların pervazlarının veya kirişlerinin üzerinde bina eder. Kır kırlangıcı böylece, gerek bol miktarda zararlı böcek yutması, gerekse de bizlere yakın yaşaması sebebiyle en yakm dostlarımızdandır. Tükrükle perçinlenmiş çamurdan meydana gelmiş yuva, içi oyuk bir kürenin dörtte biri görünüşündedir. Altında hafif bir destek bulunması şartıyle herhangi bir duvara yapıştırılabilir. Bir kır kırlangıcı çifti böyle bir yuvayı güzel havada 8 günde tamamlar. Yuvanın eni yaklaşık olarak 20, derinliği 10 santimdir. Dişi kır kırlangıcı, kıllar, tüyler ve benzeri yumuşak maddelerle astarlanmış böyle bir yuvanın içine tarçın renginde benekli 4-5 beyaz yumurta yumurtlar. Bu kuşlar bazen bir tek mevsimde iki parti yavru çıkardıkları gibi, aynı yuvayı üst üste yıllarca kullanabilirler.
Kırlangıçlar, zarif, son derece faydalı ve sokulgan kuşlardır.
Kırlangıç
Vikipedi:Taksokutu
Bilimsel sınıflandırma

Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Passeriformes (Ötücü kuşlar)
Familya: Hirundinidae (Kırlangıçgiller) Vigors, 1825
Kırlangıç, kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasını oluşturan kuş türlerinin ortak adı.
Kırlangıçlar, kutuplar hariç dünyanın her tarafında yaşayabilen sinek avlayarak geçinen küçük ötücü kuşlardır.
Kırlangıçların Genel özellikleri

Boyları 10-23 cm arasında değişir. Çoğunun karnı beyaz, baş, kuyruk ve kanatları siyah, alın ve gerdanı kahverengi parlak tüylüdür. Kısa ayaklarının tırnakları sivri olduğundan düz, yassı zeminlere rahatça tutunurlar. Üçgen şeklindeki gagaları geniş yırtmaçlı olup ağızları açık uçarken sinek, sivrisinek gibi küçük böcekleri avlarlar. Kuyrukları çatallı, kanatları uzun ve sivridir. Hızlı uçarlar. Kuyruklarını dümen olarak kullanır, ani dalışlar yaparlar. Çoğu sürü halinde yaşar.
Yaz sonunda, günler kısalıp, böcekler azalınca yavru ve erginler göç ederek kışı Afrika'da geçirirler. İlkbaharda geri dönerler. Diğer göçmen kuşların aksine gündüz göç yollarına devam ederler. Göç sırasında bazen şiddetli yağmur ve fırtınalar binlercesinin ölümüne sebep olur.
Kırlangıçların Üremesi

Binaların çatı altlarına, saçaklarına ve pencere oyuklarına çamur ve kilden çanak şeklinde sağlam yuvalar yaparlar. Dişi kırlangıç, erkeğinin tükürüğüyle harç ederek gagasıyla getirdiği çamuru toplar, saman ve otlarla sekiz gün içinde sağlam bir yuva yaparlar. Geniş ve yassı gagalarını, yuvalarını yaparken, çamurları sıvamak için mala gibi kullanırlar. Yuvalarının çoğu ancak bir kırlangıcın girebileceği kadardır. Eni yaklaşık 20 cm, derinliği 10 cm kadar olup içi tüy ve kıllarla döşenir. Yuvalarını gruplar halinde mağara, kayalık ve ağaçlara yapan türler de vardır.
Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar. Eşler sırayla kuluçkaya yatarlar. Yavrular anne babaların ağızlarında getirdikleri böceklerle beslenirler. İki hafta içinde gelişip yuvayı terk ederler. Kırlangıçlar, yılda 2-3 defa kuluçkaya yatarlar.

7 Kasım 2007 Çarşamba

Tarlakuşları


Toygargiller ya da tarlakuşları (Alaudidae), ötücü kuşlar takımına ait bir familyadır.

Palearktik, Oryantal, Etopya, Neotropik kıtalada yayılış gösterirler. Açık arazilerde bulunurlar. Besinleri böcekler ve tohumlardır. Yuvalarını yere yaparlar. Tek düze renkli, zemine uyum sağlayan renkllerdedirler. Kanatları dardır, iyi uçamazlar. Bazıları iyi koşucudur, yürür gibi koşarlar. Tırnakları uzun ve iğ şeklindedir. Susuzluklarını çiy damlalarını emerek giderirler. Erkekle dişi birbirine benzerdir.

Tarka Kuşu Avrupa'lı batı şairlerin eserlerinde öbür kuşla rın herhangi birinden daha fazla yer tutar. İngiliz şairi Coleridge'nin, tarla kuşu'nun ötüşünü «bulutların arasındaki bir meleğin şarkı söyleyişi» ne benzetmesinde hakikat payı vardır. Tarla kuşu daha çok açık alanlara rağbet eder, üzerine tüneyip öteceği yüksek bir tüneğin yokluğunda da şakımak için havada tâ yükseklere çıkar.
Tarla kuşları'nın yetmiş beş türü bir Eski Dünya kuşu ailesi olan «tarlâkuşugiller» i (Alaudidae) meydana getirir. İçlerinden yalnız bir tanesi: «kulaklı tarla kuşu» (Otocoris alpestris), Amerika'ya yerleşmiştir. Kulaklı tarla kuşu'nun rengi toprağa ve kuma uyar. Yakından bakılınca, siyah yakası ve gözünün üzerinde sarı bir çizgisi olan güzel bir kuş olduğu görülür. «Kulaklar», kuşun alnında siyah tüylerden meydana gelmiş iki küçük kümedir, fakat bunlar pek ender olarak göze gözükürler.
Tarla kuşları genel olarak ince yapılı, oldukça kısa ve kuvvetsiz koni biçimli gagalı, orta uzunlukta ve sivri kanatlı kuşlardır. Ailenin en ünlü şarkıcısı şüphesiz, «adi Avrupa tarla kuşu» dur (Alauda arvensis), 17-18 santim uzunluğundaki bu kuşun sırtı toprak rengi, çenesi ve gözünün üzerindeki çizgiler kirli beyaz, yanakları ve kulak bölgesi, gerdanı, üst göğüs bölgesi ve yanları pas rengi fon üzerinde daha koyu çizgili, kuyruğunun yanlan beyaz kenarlıdır. Bu tür bütün Avrupa'da, Kuzey Afrika'da ve ılımlı Asya'yla Kuzey Asya'nın büyük bir kısmında yaşar. Adi Avrupa tarla kuşu, yerdeki basit bir ot yuvanın içine benekli ve grimsi 4 - 5 yumurta yumurtlar. Tarla kuşları birçok yer kuşları gibi, hoplayacaklarma koşarlar.
Birçok çöl tarla kuşları kamuflaj kurallarına uyarlar. Toprağın kızılımsı olduğu yerlerde tarla kuşlarının tüylerinin rengi de böyledir. Toprağın siyahımsı, kahverengi veya gri olduğu yerlerde, bu kuşların tüyleri aynı renkleri alır. Bu kamuflaj, çöller ve otluk ovalar gibi çalısı olmayan yerlerde tarla kuşlarının, atmaca gibi kuşların saldırılarına karşı tek korunma silâhlarıdır.

5 Kasım 2007 Pazartesi

Lir Kuşları


Lir kuşu, güzel renk desenlerine sahip iki kuş türünün ortak adı.
Muhteşem lir kuşu, büyük kahverengi sülüne benzer. Kanatları kırmızımsı ve kahverengi, gagası, bacakları ve ayakları siyahtır. Yetişkin erkek çok süslü bir kuyruğa sahiptir. Lir kuşu kuyruğunu gösterdiğinde lir şeklini alır. Dişilerin ve genç erkeklerin de kuyrukları vardır fakat özel tüylerden yoksundur. Muhteşem lir kuşunun kuyrukları 80-100 cm uzunluğunda olup, dişilerinki erkeklerden daha kısadır.
Muhteşem lir kuşunun şarkısı bir dereceye kadar meşhurdur. Şarkılarının yaklaşık % 80 'i usta, becerikli mimikleri içerir. Tabii ve mekenik seslerin her ikisini de taklit eder. Ve eşsiz bir potpuri şeklinde birleştirir.
Zincir testere, araba motoru, köpek havlaması ve yerel kuşların seslerini taklit eder. İnsan etrafının bir kuş sürüsü ile çevrildiğini hisseder. Halbuki bu sesleri yapan sadece bir tek lir kuşudur.
Avustralya'da bulunan diğer bir lir kuşu Albert lir kuşudur. Bu kuş daha ziyade kırmızı renkte olup dişilerinin kuyruğu daha az detaylıdır.Bu isim ona İngiltere Kraliçesi Viktorya'nın kocası Albert'in onuruna verilmiştir.
Kuşun ismi, erkeğinin kuyruğunu gösterdiğinde lire ( Müzik aleti ) benzemesinden gelir. Dışdaki iki tane kalın beyaz ve kahverengi tüyler bir çerçeve şeklini oluşturur. Bu tüyler iki yaşından sonra olgunlaşır.İçerdeki daha ince tüyler ise telli çalgılar gibidir.
Lirkuşu örümcekler,solucanlar,böcekler bazende tohumlar ile beslenir.Yiyeceklerini ayakları ile yaprakları karıştırarak bulur.yiyecek bulme peşine yalnız çıkar.Fakat dişiler ve genç erkekler beraber beslenirken görülebilir.
Lirkuşu,güney doğu Avustralya ana kıtası ve güney Tasmanya'da nemli ormnlarda bulunur.Toprak meskenli bir kuştur.Fakat geceleyin ağaçlarda tüner.Kuşlar daimi ikametgahlı olup,bölgelerinden pek uzaklara gitmezler.Nadiren uzaklar giderler ve 10 km ev merkezli bir alan içinde bulunurlar.
Lirkuşu hersene Nisan ve Ekim ayında ürer.tek yumurta üzerine oturur.Erkekler çeşitli dişi ile çiftleşir.Dişi yuvayı kendisi yalnız yapar.Kuluçka dönemi yaklaşık altı hafta sürer.Yumurtadan çıkan yavru ile annesi ilgilenir.Yavru yuvayı ancak 6-10 hafta sonra terk edebilecek duruma gelir.

3 Kasım 2007 Cumartesi

Çömlekçi kuşları,


Çömlekçi kuşları, bir özellikleri dolayısıyle üzerinde durulmaya değer: Kuşların dünyasında duvarcı olarak, bunların, üstlerine yoktur. Fırına benzetilen yuvaları çamur, çalı çırpı, değnek, yaprak ve bu gibi çeşitli malzemeden yapılır. Yuvanın, genel olarak daire biçiminde bir koridordan geçmek suretiyle ulaşılan bir iç odası vardır. Kapısı yandadır.
Çömlekçi kuşları'nın bazı çeşitleri daha çok evlerin yakınlarına yerleşerek 3-5 kilo ağırlığındaki yuvalarını direklerin, kulübelerin girişlerinin ve alçak ve yassı dalların üzerine yaparlar. Bu kuşlardan biri olan soluk bacaklı çömlekçi kuşu sığırcıktan biraz ufaktır. Sırtı, kanatları, kuyruğu ve göğsü koyu sarı kafası koyu kahverengi, karnı beyazımsıdır. Gözlerinin çevresinde geniş beyaz çizgiler bulunur.
Bu kuşlar insanlar için sevimli ve şen komşulardır. Bir evden görülen çömlekçi kuşu yuvasının yan kapısının daima eve baktığı tesbit edilmiştir. Böylece, kuşların yuvalarına giriş çıkışları kolayca tetkik edilebilir. Bu çetrefil yapıyı tamamlamak çok kere kuşların aylarca aralıklı olarak çalışmalarını gerektirmektedir. Bitkisel liflerden ve çamurdan yapılmış yuva kuruyunca kerpiç kadar sertleşir. Dişi çömlekçi kuşu, genellikle otla astarlı olan içteki odacığa, beyaz ve koni biçiminde 3 - 4 yumurta yumurtlar. Erkek kuş kuluçka vazifesini dişisiyle paylaşır. Bu kuşlar kendilerine her yıl, bazen eski yapıların tepesinde olmak üzere, yeni bir yuva yaparlar. «Fucnariidae» ailesini meydana getiren çömlekçi kuşları genel olarak kızılımsı veya tarçın rengindedirler. Çömlekçi kuşları, yumuşak ve çoğu zaman kare biçimli bir kuyrukları vardır. Bazılarının, yuvalarını evlere yakm yaptıklarını gördük. Daha başkalarının yuvalarına gene evlere yakm meyva bahçelerinde rastlayabilirsiniz. Bazı çömlekçi kuşları da sık ormanların yüzeyinde, ya da orta katlarında, daha başkaları tropikal nehirlerle dağ nehirlerinin kıyılarında barınırlar. Bazıları yüksek dağlardaki mutedil kuşaklarda yerleşirler, bazıları ise çayırlara rağbet ederler.
Güney Amerika'nın kuzeyinde en çok rastlanan çömlekçi kuşu türü, yumuşak tüyleri ve uzun ve yumuşak bir kuyruğu olan öteğen iriliğinde kızılımsı kahverengi bir kuştur (Synallaxis). Bu çömlekçi kuşları genellikle ormanların alt katlarında çift olarak bulunurlar. Alçak dalların veya çalıların üzerine çalı çırpı, tüy ve ottan bina ettikleri hacimli yuvanın içine 3 - 4 açık mavi renkli yumurta yumurtlarlar. Yuva hafif malzemeden yapılmış olmasına rağmen, gene fırın biçimindedir.
TAPAKULO KUŞLARI
Tapakulo adı İspanyolca olup bu kendine emin küçük kuşların, kuyruklarım havaya dikmiş vaziyette yürürkenki kibirli hallerini anlatır.
Tapakulo'lar ender uçan ve pek göze çarpmayan küçük kuşlardır. Gölgeli orman yüzeyinde kemiriciler gibi acele acele koşmayı tercih ederler. Bazı türleri çayırlarda yaşarsa da, çoğunluğu ormanlık bölgelerin kuşlarıdır. Tapakulo'ların yirmi sekiz çeşidine Kosta Rika ile Patagonya arasında rastlanır. Bazıları Andiarın 3 000 metre yükseklerinde yaşarlar. Meydana getirdikleri ailenin bilimsel adı «Rhinocryptidae» dir. Hepsi de çok ürkektir. Yabancılara gürültülü bir şekilde çatmaları olmasa hayatlarının izlenmesi mümkün olmayacaktı.
Tapakulo'ların çoğunun sırtı koyu kurgum veya kahverengi, karnı ise gri veya koyu sarıdır. Gagaları düzdür. Değneklerden, otlardan ve yosunlardan örtülü yuvalarını genel olarak bir çalının yere yakın bir yerine oturturlar.
KARINCA İNCİRİ KUŞLARI
Karına inciri kuşları ailesinin bir düzüne kadar türü, gerek görünüş, gerek davranış bakımından karınca kuşlarından bazılarına çok benzeyen, kısa kuyruklu ve uzun bacaklı kuşlardır. Karınca incir kuşları, Amerika' nm tropikal kuşaklarında sık ormanların dibini kaplayan çalıların sakinleridir. Bu kuşların sırtı genellikle gri, karnı beyazımsıdır, uzamış tüylerden beyaz bir kaşları ve siyah, ya da kestane rengi bir başlıkları vardır. Gerçek incir kuşu olmadıkları gibi, vücut yapılarının bazı özellikleri bakımından karınca kuşlarından farklı oldukları için «Conopophagidae» denilen ayrı bir aile olarak ele alınırlar.