21 Temmuz 2007 Cumartesi

GÜVERCİN (Pigeon)

GÜVERCİN (Pigeon)

Columbiformes takımının Columbidae familyasını oluşturan 250 kuş türünün ortak adı

Vücut yapısı:

Yumuşak,pürüzsüz,oldukça ufak ve yuvarlak kafa ,kısa boyun ,dolgun göğüslü tombul vücut,yumuşak derili ve kısa bacaklarla ayaklar vardır.Gagaları oldukça incedir.ve kısmen nazik bir çıkıntı ile örtülüdür.Bu gaga ,ucunda kubbeli ve hafif kancalıdır.Suyu emerek içerler. Göçücü güvercinin uzunluğu erkekte 42,dişide 39 santimdir

Beslenme:

Güvercin ailesinin hemen hemen yiyebileceği her şey bitkiseldir.Tohumlarla,yumrularla,orman yemişleri ile beslenirler.Bol suya ihtiyaçları vardır.

Biolojisi ve morfolojisi:

Columbinae (gerçek güvercin) 30 cins altında toplanan 175 türü içerir.Bazı türleri;Tahtalı ,mavi,arap tekke perçem,Gök ,Kızıl pelenk……… Bir çok çeşidi vardır.Bazıları evlerin bahçelerinde yetiştirilebilir. Erkek güvercinin cilveli ötüşü ve çalımlı bütün aileye öz bir davranıştır.Eşler birbirine çok bağlıdır .Birine bir şey olduğunda diğeri uzun süre birini kabul edemez.Bütün güvercinler lekesiz beyaz veya koyu sarı renkte yumurtalar yumurtlarlar.İyi bilinen türlerin yumurta sayısı 2 ‘dir.Erkekle dişi sırası ile kuluçkaya oturur.Erkek gündüz dişi gece kuluçkaya oturur.Yavrular yumurtadan çıktıktan sorma güvercin sütü ile beslenirler.Bu madde kursakta salgılanır ve ağza püskürtülür.Çoğu güvercinler hızlı ve güçlü uçarlar.Saatte 95-100 km hızla uçanları ender değildir.Böyle bir güvercinin katettiği en uzun yol 1950 km olmuştur.Evcil güvercinler oldukça uzun ömürlüdürler.12 yaşına kadar yaşayanları vardır.

.Ömemli iki türü:

· TAHTALI GÜVERCİN: Columba Palumbus

· KAYA GÜVERCİNİ: Columba Livia Evcil güvercinlerin atasıdır. Kayalık yamaçlarda ve kıyılarda, dağlık bölgelerde bulunur; kaya oyuklarında yuvalanır. Kuyruk sokumunda beyaz leke olması ile Gökçe Güvercin (Columba Oenas )'den ayrılır.( 33 cm)

Kaya güvercini

Dağlarda,kayalık yamaçlarda,kıyılarda

Avı kısıtlı

GÖRME VE DUYMA ÖZELLİKLERİ

Güvercin ve kumrular arasında en büyük olanı olan Tahtalı, orman ve ağaçlık yerlerde yaşar; ağaçlarda yuvalanır. Diğer güvercinler gibi tohumlar ile beslenir (41 cm) Güvercinlerin işitme duyularıyla ilgili olarak yapılan deneyler de ilginç sonuçlar vermiştir. İnsanlardan farklı olarak güvercinler çok düşük frekanslı sesleri duyabilirler. İnsanların duyabildiği en düşük frekans 20Hz'ken güvercinler 0.1Hz'e kadar duyabilir, buna ek olarak ses frekansındaki çok küçük değişimleri de algılayabilirler. Doğada şimşekler, manyetik fırtınalar, yer sarsıntıları, deniz dalgaları, rüzgar akımlarının dağların doruklarından geçerken çıkardıkları sesler gibi düşük frekanslı birçok ses kaynağı vardır. Düşük frekanslı sesler aynı zamanda büyük dalga boyuna da sahip oldukları için (radyo dalgaları gibi) çok uzun mesafeler kat edebilirler, bu yüzden kuşlar yaklaşmakta olan hava durumunu tahmin etmekte ustadırlar ayrıca bu sesler yönlerini bulmalarında da yararlı olabilir. Güvercinler basınç değişimlerine karşı da duyarlıdırlar. İnsanlar ancak 40 metrelik bir yükseklik değişiminin yarattığı basınç farklılığını hissedebilirken kuşlar 10 metrelik bir değişimin yarattığı farklılığı hissedebilir. Bu özellikleri de yine hava durumunu önceden tahmin etmekte yararlı olabileceği gibi gece ve gündüz uçuş yüksekliklerini sabit tutmalarında da yararlı olabilir

BASINCIN ETKİSİ

Güvercinler basınç değişimlerine karşı da duyarlıdırlar.İnsanlar ancak 40 metrelik bir yükseklik değişiminin yarattığı basınç farklılığını hissedebilirken kuşlar 10 metrelik bir değişimin yarattığı farklılığı hissedebilir.Bu özellikleri de yine hava durumunu önceden tahmin etmekte yararlı olabileceği gibi gece ve gündüz uçuş yüksekliklerini sabit tutmalarında da yararlı olabilir

GÜVERCİNLERLE İLGİLİ SON BULUŞ

son yılların belkide en şaşırtıcı buluşu kuşların çok iyi gelişmiş bir manyetik duyuya sahip olduklarının anlaşılmasıdır. Uzun yıllardır güvercinlerin vücutlarına yerleştirilen çubuk mıknatıs veya elektrik bobinlerinin güvercinlerin yönlerini şaşırmasına neden olduğu biliniyordu. 1979 yılında güvercinlerin başlarında manyetik maddeler bulunduğu keşfedildi. Bu maddelerin 1 milmetrenin onbinde biri büyüklüğünde demir içeren kristal parçacıkları olduğu ve 10 ile 100 milyon arasında değişen miktarlarda kuşların kafatası kemiği ile beyin zarlarının arasında bulundukları tespit edildi. Bununla birlikte kuşların jeomanyetik alanı görüp görmedikleri veya manyetik alanı ne tür bir duyu olarak algıladıkları aydınlatılması gereken noktalar olarak kaldı.

Hiç yorum yok: