21 Eylül 2007 Cuma
Linsang (Gelincik Kedileri)
ORMANIN GÜZEL AĞAÇ «KEDİLERİ»:LİNSANG'LAR:
LİNSANG bütün gelincik kedilerin en ziyade kediye benzeyenidir. Tropikal Asya ve Doğu Hint adalarının bu hayvanı şekil olarak jenet'lere benzemekle beraber, biraz daha ufaktır. Ortalama uzunlukları 38-40 santim kadardır, bir o kadar uzunlukta bir de kuyrukları vardır. Güzel küçük yaratıklardır. Benekli linsang'm ince vücudu ve nefis kuyruğu altın tonlu bir kahverengidir, bunun üzerinde iri siyah benekleri bulunur. Çizgili linsang'm vücudunda enine beş enli şerit göze çarpar. Kuyruğu da yine arka arkaya koyu ve açık renk çizgilerle süslenmiştir.
Linsang'lar avlanarak geçinirler ve etten başka yiyeceğe ellerini sürmezler. Yapı itibarıyla yere daha ziyade yakışmakla beraber, jenet'ler gibi ağaçların üzerinde de hayli vakit geçirirler. Şubatta ve ağustosta olmak üzere yılda iki kere yavrularlar. Genellikle ikiz olan yavrular ağaç kovuğunda dünyaya gelir.
Linsang, adını Cavalılar'dan almıştır. Bu hayvanlar, «testere diş» anlamına gelen «Prionodon» ailesini meydana getirirler. Dişleri gerçekten çentikli ve testere görünüşlüdür. Kongo'nun «Afrika lisangı» (Poiana), aslında, öbür jenet'ler gibi benekli kürkü olan küçük bir jenet'tir.
Jenet (Kedi Gelincikler)
JENET iri bir hayvan değildir. Birçok türlerinin baş ve vücut uzunluğu 45 - 60 santimdir. Bir bu kadar uzunluktaki ucu sivri kuyrukları koyu kahve veya siyah halkalarla süslüdür. Jenet'in sivri bir yüzü, çıkıntılı kulakları, kısa bacaklı ince ve uzun bir vücudu vardır. Keskin ve kavisli pençelerini tıpkı kedi gibi çıkarabilir veya içeriye çekebilir. Bu pençeler, hayvanın ağaçlara tırmanmasına olduğu kadar hızlı avlarını yere vurmasına da elverişlidir. Jenet'in sırtında, hayvan heyecanlandığı vakit dikilen sert kıllardan meydana gelmiş bir çizgi vardır.
Avrupa Jeneti'nin yumuşak ve grimsi kürkü siyah beneklerle süslüdür. 600 yılından beri Avrupa pazarlarında satılan ve epey rağbet gören bu kürk bugün gözden düşmüştür. Jenet türlerinin yurdu Güney Avrupa'aa ispanya'dan batı Asya'ya, güneyde de Doğu Afrika'dan Kap'a kadar uzanır. Bu hayvan en fazla Avrupa'da bulunur. Her ne sebeptense kendine yurt seçerken Asya' nın en büyük kısmını ihmal etmiştir. Hayvanların bazı bölgelere neden yerleştikleri, buna karşılık bunlara komşu başka bölgelere neden hiç rağbet etmedikleri, tabiat bilginlerinin zihnini kurcalayan sorular arasındadır. Araya okyanuslar girince bile tabiat kanunlarının dışındaki tesadüfler, bazı türlerin karşıya geçmesine imkân verir. Meselâ dingo denilen vahşî köpekler, eski insanların tekneleriyle Avustralya'ya ulaşmışlardır. Gelgelelim, jenet Asya nm her tarafına gidebilecekken esrarlı bazı yasaklara uyarak yoluna devam etmemiştir. Yerli türlerin rekabetinden çekinmiş olması akla yakın gelirse de, asıl sebep yine de bu olmamalıdır.
Küçük hayvanların avcısı:
Jenet' ler gececi hayvanlardır. Gündüz saatlerini ağaç kovuklarında, kayaların arasındaki oyuklarda veya toprağın içindeki deliklerde geçirirler. Ortalık karardıktan sonra hayvan uzun ve çevik vücuduyla yüksek otların ve sık çalıların arasında yılan gibi dolanarak yol alır. Bazen de güneş daha batmadan tek olarak veya bir arkadaşla birlikte görünür. Tedbirli adımlar alar ve kayalarla çalıların dibindeki karanlık ve gölgelik yerleri tercih eder. Yuvasına bağlı bir hayvan olan jenet, her gün aynı barınağa döner.
Jenet küçük hayvanların avcısıdır. Ormanlarda ağaçların dibinde gezinen farelerle sıçanları arar ve bulur. Yolunun üzerine çıkan sürüngenlerle böcekleri de yer, ayrıca oralara tünemiş küçük kuşları yakalamak üzere ağaçlara ve çalılara tırmanır. İninin dışında ada tavşanı ve Afrika hindisi kalıntılarına raslanmıştır. Kümeslere baskın yaptığı da olur. Arada daha iri hayvanlara da saldırır.
Bir köşeye sıkıştırılan jenet dövüşmekten kaçınmaz ve ev kedisi gibi hırlayıp tükürür. Gözle takip edilemeyecek kadar hızlı pençe sallamasına rağmen, köpekle başa çıkamaz. Oldukça ömürlü bir hayvan sayılır. On iki yaşma kadar yaşayanları görülmüştür.
Jenetflerin belli bir çiftleşme mevsimleri yoktur. Aileleri de kalabalık olmaz. Bir battnda ortalama iki, üç yavru dünyaya gelir. Emin, sıcak ve kuru olması şartıyla, her hangi bir siperli köşe jenet'lere yuva vazifesi görebilir.
Bu hayvanın birçok türleri vardır. Afrika'da «leopar jenet», «kaplan jenet» ve «taçlı jenet» denilen bazı türleri bulunur. Bunlar, isimlerini kürklerindeki işaretlere ve renklerine göre almışlardır. Hepsi Avrupa jeneti'nin (Genetta), değişmiş şekilleridir. Eski Yunanlılar Güney jenet'ini ev kedisi yerine beslerlerdi, istanbul gibi bazı şehirlerde 16. Yüzyıl'a kadar evcil jenet'lere raslanırdı.
20 Eylül 2007 Perşembe
Gelincik

Güvercinlere zarar veren hayvanlardan gelincik hakkında biraz araştırma yaptım. Faydalı olduğunu düşündüğüm birkaç yazıyı aşağıda ekledim.
Eskiden Mardin' de olduğu gibi dağa yapılan güvercinliklerin tilki, fare, sansar, gelincik gibi zararlı hayvanlardan korunabilmesi amacı ile ayrıca güvercinliklerin dış cephesine alçı, yumurta akı ve kireç kaymağı karıştırılarak yapılan bir karışım sürülmekteymiş. Bu karışım zararlı hayvanların ayaklarının kaymasına neden olarak onların güvercinliklere ulaşabilmesini zorlaştırmaktaymış. Ama bizim türde kümeslere pek faydası olacağını sanmıyorum.
Hayvanlar hakkında ansiklopedik bilgilerde gelinciklerin bir sürü çeşidine rastladım. "Gelincik kedileri" olarak isimlendilen guruptakileri burada yayınlayacağım.
Gelincik Kedileri Hakkında Bilgi:
Gelincik kedilerin birçoğunun, gelincik ailesinin üyeleri gibi koku bezleri vardır. Bu hayvanlardan bazılarının, kedi ailesinin üyeleri gibi, birini tırmalamak veya bir yere tırmanmak gerekmediği zaman ayaklarının içine gizledikleri keskin pençeleri bulunur. Bazılarının çivimsi tırnakları ise aksine ayaklarının içine çekilip çıkarılamazlar. Jenetter, misk kedileri ve mongolar gene akrabaları kediler gibi, gürültüsüzce yürüyerek göz açıp kapayana kadar avlarının üzerine sıçrarlar.Kalabalık bir ordu meydana getiren gelincik kediler, tropikal bölgelerde bütün yıl hızla üreyen birçok küçük hayvanların sayısını kontrol altında tutarlar. Avcı olmakla beraber, gerekirse zamana ayak uydurmasını bilirler. Kemiriciler ve Başka küçük hayvanlar bol olduğu zaman, işini bilen bu küçük etoburlar bol etle tıka basa karınlarını doyururlar. Fakat küçük hayvan kıtlığı bu gelincik kediler için, gelincikler ve kediler için olacağı gibi, bir felâket değildir. Bu takdirde yiyeceklerini böcekler, meyvalar ve sebzelerle desteklerler.
Gelincik kediler'in kürkleri üstün kalite değilse de, bazılarınınkinden gene de yararlanılır. Halbuki birçoklarının kürkü güzeldir de. Bu kürkler çoğu zaman benekler ve çizgilerle süslü ve parlak renklidir. Gelincik kediler «Viverridae» ailesini meydana getirirler.
Annesi Olmayan Güvercin Yavrusu
Yaklaşık iki ay önce mezattan bir çift miski almıştım. Erkek ve dişiyi ayrı ayrı aldım. Dişi'ye 90 YTL, erkeğw 40 YTL ödedim. Erkek biraz yaşlı ve hantal, sanırım bu yüzden daha ucuza verdiler.
Türkiye'nin diğer yerlerinde fiyatlar nasıl bilmiyorum ama ben bildiğim ve vakit ayırıp gidebildiğim tek yer Tuzla'daki Kuşçular Derneği' idi, orada yapılan açık arttırmadan aldım.
Neyse, kuşları aldıktan 3 hafta sonra yumurtladılar. Yumurtalara değişerek, genellikle gündüz erkek gece dişi güzelce yattılar. İlk yumurtadan yavru çıktığı gün tatail için şehir dışına çıkmam gerekti, 4 gün sonra döndüğümde ikinci yumurtadan henüz yavru çıkmadığını gördüm. Üzerinde belli belirsiz çatlamalar vardı. Yumurtaya hafifçe vurarak, biraz daha çatlattım. Birkaç gün daha bekledim, yine çıkmadı. Yumurtayı aldım altlarından, baktım içi doluydu ama canlı değildi. Sanırım bu yavru yumurtadan çıkamadı.
Mutlu miski çiftimiz diğer yavruya çok güzel bakıyordu. Ancak ben bu dişinin uçuşunu çok merak ediyordum. Yavru 5-6 günlükken. "Tam zamanı, yavrusu varken bir yere gidemez, buraya alışır, sonra rahat rahat uçururum" diye düşünerek dişiyi diğer kuşlarla beraber saldım.
Kuş iyi uçan bir kuş tabii anında tak tak tak yükseldi, diğerleri ile beraber uçmaya başladı. Çok yüksek uçan mardinlere katılamadı çünkü yuvadan uzaklaşmak istemedi. Alçak uçan, ota boka konan kıytırıklara da ayak uyduramadı, kaldı tek başına. Birkaç tur attı, alçak uçanlar dama indi, o inemedi. Sonunda gözden kayboldu. Bir süre sonra karşı dama çektiğini gördüm, ve oraya indi. Bu arada benim damdaki kuşlara garga geldi ve onları dağıttı. (Kümes çatı katının terasında. Çatının tümü teras değil. Beşte biri teras, geri kalan normal kiremitli çatı.Yani kuşlar önce çatıya, kiremitli bölüme iniyorlar. Sonra çatıdan kümesin olduğu terasa iniyorlar. 2 m yükseklik var.)
Dişi kuş uzun süre seyretti, kümesi ve diğer kuşları görüyordu. Ama hava kararmadan biraz önce kalktı benim çatıya uğramadan tam ters istikamete doğru döndü k.ç.nı gitti.
Hava karardı, tüm kuşlar kümese girdi bizim dişi kuş elbetteki yok ortada.
"Biraz takılır, yarın döner. Karnı tok, yavru bakıyor diye sürekli yem-su veriyorum. Açıkınca gelir." Diye düşündüm.
Ertesi gün sabah erken saatten itibaren kuşları hep dışarda tutttum. Bizim dişi kuş dönerse kuş görsün diye. Akşam yine hava kararmasına yakın kuşları kaldırdığımda, o da geldi, karşı dama kondu, kümesi ve diğer kuşları seyretti. Sadece bir kere çok çok hızlı bir şekilde kümesin olduğu bölüme pike yaptı (çekme, takla vs. yok sadece çok yakın geçti). Sonra bastı gitti.
Aradan 1 haftadan fazla zaman geçti dişi kuştan haber yok. Sanırım eski yuvasına döndü artık.
Yavruya ne mi oldu ?. Babası bakıyor. Sürekli yediriyor, koruyor. Yavru yavaş yavaş tüylenmaye başladı, rengi ortaya çıkıyor. Ama yeme düşmesine daha 10 gün var herhalde o yüzden korkuyorum. Baba ne kadar besleyecek merak ediyorum.
Gelişmeleri yazacağım..
18 Eylül 2007 Salı
İngiltere 'den güvercin görüntüleri
Müthiş bir şey hiç durmuyorlar. Allah sahibine bağışlasın.
17 Eylül 2007 Pazartesi
Büyükçe Bir Güvercin
Amcam bunu besleyemeyeceğini anlayınca biraz sinirlendi galiba...
16 Eylül 2007 Pazar
Pelikan ve Güvercin
Aklınızda olsun, hem güvercin hem de pelikan besleyemezsiniz.


